Yeşil Parti Girişimi

YEŞİL PARTİ MEZARLIĞINA BİR MEZARTAŞI DAHA

Ülkemizde bir Yeşil Parti oluşması için şartlar henüz çok yeni. Süreç daha yeni başlamış durumda. Ekolojik sol bilinç bile yeni sayılır ve açıkçası çok değerli çalışmaların içindeler. Ama şu anda ne toplumun ne de bir yeşil partiyi sırtlaması beklenecek taban hareketlerinin bir yeşiller partisi talebi var. Ama görünen o ki bir yeşiller partisi kurup basında görünür olmak için yanıp tutuşan bazıları, taban hareketleri ile hiç lişkisi olmayan, bir tabela partisi kurmak için düğmeye basmış durumda

Üçüncü kez Yeşil Parti kurumak için bir girişim başlatıldı (bu arada aldığım duyumlara göfre yine eski yeşiller partsinden birilerinin daha içinde olduğu bir başka parti hazırlığı daha var mış). Ama umut verdiği söylenemez. Çünkü Türkiye de Yeşiller Partisi süreci ne yazık ki hep prematüre doğum yaptı. Bunun nedeni ülkemizdeki çevre hareketinin batıdaki emsallerinden farklı olarak çok daha geç oluşumu bir etkendi. Diyebilirizki Türkiyede tam bir yeşil çevresel hareket daha yeni başladı. Bu yöndeki adımlar köylü direnişlleri ile çevre hareketinin aynı zamanda iktidarın karşısında en etkili siyasal muhalefet hareketi olmak HES süreçleri ile başladı. Bu demek değil ki daha önce çevre direnişleri yoktu. Özal dönemi ile birlikte ülkemizde de çevre direnişleri şekillenmeye başladı ama tam bir halk hareketi olması (Ali Ağa Direnişi,i gibi bu ülke tarihindeki hayli bir önemli örneği kısmen dışarıda tutarsak) yeni başladı denilebilir.

Türkiyedeki bu süreç içinde ilki Özallı Yıllarda kurulan ve ne yazık ki çevresel STK’lar, platformlar vb örgütler üzerinde yükselmeyen ama taban hareketlerini kışkırtan bir Yeşil Parti tecrübesi yaşandı. İkinci dönemde kurulan partiye oranla daha çok ses çıkartabildi ve hâlâ anlaşılamaz bir biçimde çok düşük bir meblağın makkbuzu olmadığı için kapatıldı.

Bu arada ülkemizde ki demokrasi bilincinde çok önemli bir yeri olan Radikal Demokratik Yeşil Parti girişimi ise çok değerli düşünsel katkıları ülkemizde bir çok şeyin ilk kez hayat bulmasına neden olan bir süreç başlatsa da ne yazık ki vücut bulamadı. Ama arkasında iki yeşil partiden çok daha derin izler ve düşünsel bir tortu bıraktı. Özellikle de Radikal Yeşil Manifesto gibi.

İkinci Parti de Başarısız Oldu

İkinci parti süreci ise AKP’nin ilk yıllarında kuruldu. İçinde ilk yeşiller partisi içindee yer alanlarında oldupu ikinci kuşak yeşil ekolojist kişilerin olduğu bir parti kuruldu. İlkine oranla çevre grupları ile birlikte kurulmak istendi ise de onların parti fikrine sıcak bakmaması nedeni ile o da prematüre bir doğum yaptı ve daha sonra Eşitlik ve Demokrasi Partisine deyim yerinde teslim edilerek fiziki varlığı son bularak Yeşil Sol Parti adıyla bir başka biçimle devam etti. Ama zayıftan zayıf doğar deyimine uygun olarak Yeşil Sol Parti de adı var kendi yok biçimde varoldu ve varolmayı da sürdürüyor. Kısacası taban hareketleri üzerinde yükselemediğinden ülkemizde Yeşil Parti tecrübesi hayal kırıklığı ve başarısızlıklarla dolu olarak deneyimlenmiş bir süreç olarak hafıyaşlanmadan birzalarda kalıyor.

Bir Parti İçin Şartlar Henüz Daha Yeni Oluşmaya Başladı

Ülkemizde bir Yeşil Parti oluşması için şartlar henüz çok yeni. Süreç daha yeni başlamış durumda Ekolojik sol bilinç bile yeni ve açıkçası çok değerli çalışmaların içindeler. Ama şu anda ne toplumun ne de bir yeşil partiyi sırtlaması beklenecek taban hareketlerinin bir yeşiller partisi talebi var. Ama görünen o ki bir yeşiller partisi kurup basında görünür olmak için yanıp tutuşan bazıları taban hareketleri ile hiç lişkisi olmayan, ülkkenin dört bir yanındaki ekoloji mücadelelerinde onlarla birlikte oradan oraya koşturan kadroları bile olmayan, dahası bu hareketin içindeki simge isimleri ve onların gücünü arkasına almamış bir tabela partisi için yine birileri düğmeye basmış durumda. Belli ki kişisel hırsları doymak bilmez egoları akıllarını gölgelemiş. Hal durum böyle olduğundan dilmizdeki deyimlerden biri olan cürmü kadar yer yakardaki cürmü kadar bile yeri olmayan bir parti adı taşıyan ama dernek bile olamayacak kadar etkisiz ve yetkinsiz bir parti tecrübesi basının bile dikkatine değmeyecek halde öyle ki-Yeşil Direniş gazetesini ekolojik basın bile ciddiye almış değil-hal bu iken hâlâ Yeşiller Partisi adını telaffuz eden birileri insana hırs dışında bir şey çağrıştırmıyor. Hele de aşağıda yer alanları söyleyip sonra da Yeşil Parti girişimi diye bir şeyden bahsetmek şovmenlik ya da basında görünür olmak dışında mantıklı bir izahata muhtaçsa.

Bu kadar eleştiriden sonra sözü burada kendilerine bırakıyorum çünkü bunları söyleyen yazdıklarımı söyleyen ve bunu dedikten sonra burada söylenenleri hayata geçirmeden kamuoyuna biz bir girişim başlattık parti kuracağız demek akla ve mantığa sığmıyor.

Yeşil Politikalara İhtiyaç Var Yeşiller Partisine Değil

“Türkiye siyasi yaşamındaki Yeşil Partilerin kuruluşlarında ve çalışmalarında yer almış ya da yeşil harekete gönül ve emek vermiş kişiler olarak, küresel yeşil ilkeler çerçevesinde, ülkemizdeki yeşil politikanın gelişmesi için yıllardır mücadele vermekteyiz.

21. yy siyasal, ekonomik ve çevresel koşullar Ülkemizde ve Dünya’da Yeşil Politikalar’ın önemini ve bu politikalara duyulan ihtiyacı had safhada arttırmıştır.

Bununla birlikte Türkiye’de siyasal alana ilişkin var olan yasal düzenlemeler, yeşil bir partinin soluk  almasını zorlaştıracak her türlü içeriğe sahiptir. Keza seçimlere katılma yeterliliği olarak tanımlanan kriterler, ciddi mali kaynak ve geniş bir coğrafyada örgütlülüğü şart koşmaktadır. Ek olarak ülkenin büyüklüğü, tarihi ve dünya üzerindeki konumundan kaynaklanan karmaşık sorunları, büyük ölçekli bir  siyasi kadroyu zorunlu kılmaktadır. Son olarak diğer ülkelerde var olan yeşil parti ve vakıfların Türkiye üzerindeki görüş ve müdahaleleri, maalesef ülkemizdeki yeşil politikanın gelişmesine olumsuz etki yapmaktadır.

Geçmişte Kurulan Yeşil Partiler Kendi Ayakları Üzerinde Duramadı

Bu temel gerçekler ciddi olarak ele alınıp, siyasi alanın yanısıra, sosyal, bilimsel, mali ve ekonomik alanda gerekli örgütsel yapıların olası en geniş birlikteliğini tesis edecek düzenlemeler ortaya konmadığı için, geçmişte kurulan iki yeşil parti de kendi ayakları üzerinde durabilecek örgütlülüğü sağlayamamıştır. Gezi direniş gibi sıradışı fırsatlara rağmen, sınırlı bir siyasal çalışma yürütmüş ve ne yazıkki tabeladan öteye gidememiş ve dağılmıştır.

Üçüncü kez bir yeşil parti kuruluşu için harekete geçilmesi, her yeşil insanı sevindireceği, umutlandıracağı gibi bizleri de sevindirmiş, umutlandırmıştır. Dileğimiz geçmiş hataların tekrarlanmaması, siyasi hareketin daha en başından kendi kaynakları üzerinde durabilecek, kendi başına seçimlere girebilecek şekilde inşa edilmesidir.

Yeşil Vakıfta Kurulacak

Bizler bunun gerçekleşebilmesi için, partinin yanısıra yeşil vakıflar kurulmasınıya da varolan vakıfların yeşil harekete desteğinin sağlanmasını elzem görüyoruz. Bunun yanısıra, aktivistinden sivil toplumcusuna, kooperatifçisinden siyasetçisine, akademisyeninden sade vatandaşına her yeşil bireyin içerisinde yer alacağı bir büyük konseyin belirli aralıklarla bir araya gelmesini ve harekete yön vermesini arzu ediyoruz.

Pandemi koşullarında bu kuruluş ve bir araya gelişlerin alt yapısının hazırlanması için uğraş vereceğimizi, bu görüşleri benimseyen bireylerle her türlü diyalog ve işbirliğine hazır olduğumuzu beyan ederiz. Dünya’ya Yeşil pencereden bakan tüm bireyleri bu harekete katkı vermeye davet ediyoruz.”

Zeen is a next generation WordPress theme. It’s powerful, beautifully designed and comes with everything you need to engage your visitors and increase conversions.

Foto Galeri

Daha Fazla İçerik
Çavuşoğlu Hayvan Hakları
HAYVAN HAKLARI YASASI ÇAVUŞOĞLU İÇİN Mİ ÇIKARILMIYOR?
%d blogcu bunu beğendi: