Nükleer Endüstri Korona

TEHLİKELİ VE BELİRSİZ: KORONAVİRÜS VE NÜKLEER ENERJİ

Dünya Nükleer Birliği, kullanım alanı açısından nükleer teknolojilerinin rolünü ümit verici biçimde “virüsü tespit etmek ve virüsle savaşmak” olarak tarif etti. Forbes yazarlarından birine göre de endüstri “2006 yılında ilk kez pandemi müdahale planları geliştirmiştir.” Ancak işçilerin sorunlarının çözülmesi için pek az şey yapıldı. Tesisler kapatılmadı çalışmalar sürdü ve fiziki mesafe tedbirlerinin yumuşatılması ile viral intikamcı bir biçimde etkili oldu. Bu süreçte birçok işçi kendini bir anda santral içinde karantina da buldu.

Global Resarch’tan Çeviren: Nesrin Aytekin

Hesap verirlik nükleer endüstride, aksi yöndeki methiyelere rağmen, her zaman sorun olmuştur. (Nükleer endüstri) hükümet bağışları ile rekabetçi kalabilmek için kendisini daima sıkıntılardan uzak tutup kusurlu geçmişine rağmen görünür bir şekilde enerji sektöründe rol oynamış olsa da “going nuclear”[1] ifadesi hiç ölmeyecek gibi duruyor.

Yeni koronavirüs krizi sırasında bile nükleer endüstridekiler sicilleriyle övündüklerini vurguladılar. Dünya Nükleer Birliği, kullanım alanı açısından nükleer teknolojilerinin rolünü ümit verici biçimde “virüsü tespit etmek ve virüsle savaşmak” olarak tarif etti. Birlik, nükleer reaktörlerin güç kaynaklarını temin ettiklerinden işleri rayında tuttukları için övülmeleri gerektiğinde ısrar etti. Çalışan reaktörler de çalışanlarına karşı düşünceli davranagelmiş: “Reaktör operatörleri işgücünü korumak için girişimlerde bulunmuş ve uygun olan yerlerde kilit öneme haiz iş faaliyetlerinin devam ettiğinden emin olmak için iş süreklilik planlarını uygulamaya koymuşlardır”. Forbes yazarlarından birine göre endüstri “2006 yılında ilk kez pandemi müdahale planları geliştirmiştir.” Bu planlar Mart ayında Nükleer Enerji Enstitüsü tarafından, ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezler (CDC)’inin ve de Dünya Sağlık Örgütü’nün tavsiye ettiği eylemlerle uyumlanmak için” gözden geçirilmiştir. 

Söylenenlerin Büyük Kısmı Yanıltıcı

Bunun büyük bir kısmı yanıltıcıdır. 2006 yılında ABD Nükleer Düzenleme Komisyonu’nun (NRC) endüstriye yönelik pandemi tehditleri konusunu açtığı; müdahale planlarına sahip olduklarını ilan ettikleri doğrudur. Bu komisyon “Bir Grip Salgınında Güvenli Nükleer Faaliyetler Sürdürmek” başlıklı bir atölye çalışmasını hakkıyla ifa etmiştir. Ancak bunun başarılı sonuç üretmediği de ortaya konmuştur. İlgili Toplumlar Birliği’nden Edwin Leman’ına dikkat çektiği üzere “(Bu atölyede), bir salgının başlarında işçilerin muhtemel tecrit ihtiyacı ve işçilerin büyük kısmının gelememesinin etkisi dâhil pek çok zor siyaset sorunları tartışılmıştır.  Fakat bu sorunları çözmek için çok az şey yapılmıştır.”

“Bir grip salgının, nükleer tesis çalışanlarının sayısını NRC düzenleyici şartlarına tam uyumu muhafaza etmek için gerekli olan seviyenin altına düşürme potansiyelinin” farkında olarak Nükleer Enerji Enstitüsü, NRC’ye değerlendirmesi için bir Pandemi Lisanslama Planı bile tavsiye etmiştir. Bu beyaz bülten “şebekenin istikrarını muhafaza etmeye yardımcı olmak ve başka üretim kaynaklarındaki kayıpları karşılamak için yedek enerji sağlanması adına sürdürülen faaliyetlerin önemi nedeniyle yapılacak personel azaltımına yönelik projeksiyonları” dengeleme kastını taşıyordu. NRC için uygulama noktasında daha fazla takdir yetkisi önerilmişti. Bu, sürdürülen bir sistemin bütünlüğü ile düzenleyici standartları bağdaştırıyordu. Diğer bir deyişle bir pandemi sırasında daha fazla risk tolere edilebilirdi. 

NRC’nin cevabı vecizdi; “önerilen düzenleyici çare için giriş koşullarının sınırlanmadığını ve daha fazla spesifik teknik temelin ortaya konmadığını” fark etmiş, bunlar olmadan NEI’nin yaklaşımının pandemi hazırlığında anlamlı genel bir ilerlemeyi önleyebilecek önemli sorunlara hala sahip olduğunu”  belirtmiştir.

İşçilerin Güvenliği Ciddi Şekilde Tehlikeye Atıldı

Küre genelinde nükleer enerji tesisleri ve nükleer silahlı devletleri, COVID-19 ile ciddi meselelerle yüzleşti. Etaplarda işçilerin güvenliği ciddi bir biçimde tehlike altına girmişti. Nisan ayında ABD Donanması, USS Theodore Roosevelt adlı, nükleer güç bulunan uçak gemisinde COVID-19 tesit pozitif çıkmış bir denizcinin geçen ay öldüğünü açıkladı. Virüs gemi tayfasını ciddi bir şekilde vurmuş: 600 denizci pozitif çıkmış. Tüm bu sürecin beceriksizce ele alınış biçimi Donanma Vekil Sekreteri Thomas Modly’nin istifasına yol açtı ki o da öncesinde uçak gemisi kaptanı Brett Crozier’i görevden almıştı. Crozier, Donanma’nın Pasifik Filosuna gönderdiği bildirisinde –ki sonradan sızdırılacaktır bu memo- mürettebatına yönelik virüs tehdidi için uyarmıştı: “Savaşta değiliz. Denizcilerin ölmesine gerek yok. Şimdi hareket etmezsek en güvendiğimiz varlığımızla –denizcilerimizle- uygun biçimde ilgilenmede başarısız oluruz.”

Rus nükleer şirketi Rosatom, Mart ayında, Grodno, Belarus’da inşa edilmekte olan nükleer enerji tesisinin inşaat sahasında koronavirüs olduğunu açıkladı. Rosatom CEO’su Alexei Likhachev’e gore tesis sahası kapatılmış, fakat fiziki mesafe tedbirlerinin yumuşatılması ile viralin intikamcı geri dönüşüne tanık olduklarını söylemiş. Çalışanlarına yaptığı konuşma rahatlatıcı değil: “gelecek haftalarda bir lisans almak ve fiziki başlangıç yapmaya hazır olacağımızdan (ilk VVER-1200 Reaktörü) şimdi en yoğun sezonu yaşıyoruz.  Bu arada elden geldiğince personelimizi korumalı ve onlarla ilgilenmeliyiz.”

İşçiler Sahada Kendilerini Karantina da Buldu

İşçiler sahada kendilerini karantina ve gözetim altında buldu. Rosatom’un tesis taşeronu Rosenergoatom Nisan ayında bu tedbirlerialdı, sahip olduğu tesisin yatakhanelerinde işçileri izole etti. Dış denetlemeye kapalı ve saklı tutulan Rusya’daki pek çok nükleer şehirde de söylendiğine göre benzer tedbirler uygulanmaktadır.  

William Toby, Simon Saradzhyan ve Nikolas Roth COVID-19 ile mücadelede nükleer organizasyonlar tarafından yapılan çalışmaları neredeyse övüyorlar. Onlar, örneğin, “geniş kamu sağlığı tedbirleri uyguluyor, mümkün olduğunda işçilerin evden çalışmasını sağlıyor, kişisel koruma ekipmanı kullanıyor, ellerini sık sık yıkıyor ve çalışma istasyonlarında uygun mesafeyi koruyor.” İşçilerin ateşleri de tesise girmeden önce kontrol ediliyor.

Bazı durumlarda nükleerle ilişkili faaliyetler durduruluyor. Britanya ve Fransa’da, Sellafield ve La Hague tesisleri kapatıldı. Uranyum madenciliği Güney Afrika ve Namibya’da durduruldu. Fakat tüm bunlar endüstriyi saran derin sorunları maskeleyen upuzun bir listeye işaret ediyor.

ABD’de, 2007’deki düzenleme ve güvenlik ile ilgili anlaşmazlıklardan sonra hareket asgari düzeydedir. NRC personeli uygulama kriterleri üzerine titriyor; NEI kendi Pandemi Lisanslama Planına bağlı kalıp 13 yıldır tozlanıyor. Elimizde Lyman’ın rahatlatıcı olmaktan uzak sözleri ile kalakalıyoruz: “NRC beni temin etti ki… Uygulama takdir yetkisini verme ile ilgili risk standartları değişmedi ve eğer herhangi bir tesisin güvenli olmadığı düşünürlerse o tesisin kapatılma emri verilecek.” (Global Research)


[1] Merriam-webster sözlüğüne göre “go nuclear” ifadesinin tarihsel olarak iki anlamanı bulunuyor: 1) Gerçek anlamı ile “nükleer silahları veya nükleer enerjiyi elde etmek ya da bunlardan yararlanmak 2) Mecazi anlamı ile sınırlandırılmamış şekilde hareket etmek; çok öfkeli olmak veya bugün daha çok kullanılan anlamıyla rakibini alt etmek için keskin, esaslı yöntemlere başvurmak. Ç.N.

Zeen is a next generation WordPress theme. It’s powerful, beautifully designed and comes with everything you need to engage your visitors and increase conversions.

Foto Galeri

Daha Fazla İçerik
YAŞAM SAVUNUCULARI VAZGEÇMEYECEKLER
%d blogcu bunu beğendi: