Pfizer-BionTech Aşıları Ciddi Risklere Sahip

PFIZER CORONAVİRÜS AŞISI HAKKINDA SÖYLENMEYENLER. İNSAN KOBAYLAR MI? (2)

Pfizer, AB ve kötü şöhretli Dr. Tony Fauci aşıyı yüz milyonlarca insanın kullanımına yıl bitmeden bile sunmaya hazır görünse de Pfizer-BioNTech aşısı deneyseldir ve güvenli olmaktan çok uzaktır. Farklı formatlardaki mRNA aşıları üzerindeki kalıtsal bağışıklık algısının paradoksal etkileri tam olarak anlaşılmamıştır. Diğer tehlikelerin yanı sıra, viral vektör aşılar doğal olarak oluşan virüslerle genetik değişime (rekombinasyon)  uğrayabilir ve bulaşıklığı veya virülansı etkileyen istenmeyen özellikler taşıyabilecek melez virüsler üretebilirler.

William Engdahl-Çev: Nesrin Aytekin

Dr. Michael Yeadon, geçtiğimiz günlerde yaptığı, kamuya açık bir sosyal medya yorumu ile Birleşik Krallık’taki bir meslektaşına cevap verdi: “SARS-COV-2 virüsüne karşı tüm aşılar tanım gereği yenidir. Hiçbir aday aşı… birkaç aydan daha uzun süre önce geliştirilmiş değildir”.  Yeadon açıklamasına şöyle devam etti: “Bu tür herhangi bir aşı, AÇIKÇA deneysel olmayan herhangi bir koşul altında kullanım için onaylanmışsa, alıcıların, suç teşkil edecek ölçüde yanlış yönlendirildiğine inanıyorum. Bunun nedeni, önceki doz güvenlik bilgilerinin birkaç aydan daha çok olması mümkün olan… İnsan gönüllü sayısının kesinlikle sıfır olmasıdır”.

Yeadon, bu eleştiriyi yapmak için gerekli vasıflara sahiptir. Yorumunda da belirttiği gibi, “Farmakolojide Biyokimya ve Toksikoloji ve araştırmaya dayanan doktora sahibiyim. İlaç araştırma geliştirmede, çoğunlukla da akciğer ve deri hastalıkları için yeni ilaçlar alanında 32 yıl çalıştım. Pfizer’da Başkan Yardımcısı ve kendi kurduğum biyotek firmasının (Ziarco-Novartis satın aldı) CEO’su idim. Yeni ilaç araştırma geliştirme alanında bilgiliyim.” Kendisi eskiden Pfizer’da kıdemli üst düzey yönetici idi. 

İnsan Kobaylar mı?

Pfizer, AB ve kötü şöhretli Dr. Tony Fauci aşıyı yüz milyonlarca insanın kullanımına yıl bitmeden bile sunmaya hazır görünse de Pfizer-BioNTech aşısı deneyseldir ve güvenli olmaktan çok uzaktır.

Deneysel teknoloji, gen düzenleme olarak bilinen oldukça yeni bir gen manipülasyonuna dayanmaktadır. 2018’de, Dış İlişkilerle İlgili New York Konseyi’nin Dergisi “Dış İlişkiler”de Bill Gates, “küresel kalkınmayı dönüştürme” yetisine sahip yeni gen düzenleme CRISPR Teknolojisini coşkulu bir şekilde tanıttı. Kendi Vakfı’nın on yıldır aşılar ve diğer uygulamalar için gen düzenleme geliştirme çalışmalarını finanse ettiğini belirtti.

Ancak, insan genlerini parçalama ve birleştirme teknolojisi mutlak olarak o kadar güvenli mi ki daha önce insanlarda hiç kullanılmamış yeni deneysel bir aşı üzerinde risk alınmaya değsin? Bill Gates’in iddia ettiğinin aksine, bilimsel cevap hayırdır; o kadar da güvenli olduğu kanıtlanmamıştır.

Ekim 2020’de, “Trends in Genetics” dergisinde çıkan hakemli bir makalede yazarlar “genom düzenlemeden kaynaklanan olası bir dizi moleküler sonucun hafife alındığı ve (mevcut) teknolojinin, hedef konumdan uzak ve hedef konuma ilişkin öngörülemez olmaya devam ettiği” sonucuna varıyor. 

Filipinler Manila Üniversitesi Tıp Fakültesi Farmakoloji ve Toksikoloji Bölümü’nden emekli profesör Dr. Romeo Quijano, deneysel gen düzenleme (tekniğinin) insan aşılarına uygulanması halinde oluşabilecek bazı tehlikelere dikkat çekiyor:  “tehlike şudur ki aşı gerçekten de virüsün patojenitesini (hastalandırma kapasitesini ÇN.) artırabilir ya da antikor bağımlı gelişim (ADE) nedeniyle virüsün muhtemelen daha saldırgan olmasına yol açabilir ki hayvanlarda uygulanan test aşıları ile ilgili yapılan önceki çalışmalarda da olan şey budur. İnsanlar üzerinde yapılacak büyük ölçekli bir test sırasında bu durum ortaya çıkarsa, sonuç felaket olabilir.  Bu ciddi yan etki klinik denemede, özellikle aşı şirketlerinin dâhil olduğu çıkar çatışmalarının bulunduğu tarafgir klinik araştırmalarda tespit bile edilemeyebilir. Ciddi bir yan etki tespit edildiğinde ise mesele genellikle halının altına süpürülür.”

Yüksek Doz Grubundaki 15 Denekten Üçü Ciddi Sorunlardan Muzdarip

Doktor, bir başka Gates mRNA aşısı Moderna örneğine de atıf yapıyor: “Yüksek doz grubundaki 15 insan deneğinden üçü ciddi ve tıbben önemli semptomlardan muzdarip oldu. Oysa Moderna aşının “genellikle güvenli olduğu ve iyi tolere edildiği”  sonucuna varmıştı.  Ki şirket-egemen medya da görev duygusuyla (bu sonucu) gerçek tehlikenin üstünü örterek haberleştirdi.

Doktor Quijano şuna dikkat çekiyor:  “Eksojen mRNA, doğası gereği bağışıklık uyarıcıdır ve mRNA’nın bu özelliği yararlı veya zararlı olabilir. Destekleyici aktivite sağlayabilir ve antijen ekspresyonu önleyebilir ve bağışıklık tepkisini olumsuz etkileyebilir. Farklı formatlardaki mRNA aşıları üzerindeki kalıtsal bağışıklık algısının paradoksal etkileri tam olarak anlaşılmamıştır. (Ve ekliyor): “mRNA bazlı bir aşı, kuvvetli Tip 1 Interferon cevabına da neden olabilir ki sadece enflamasyonla değil potansiyel olarak otoimmünite ile de ilişkilidir… Ve kan pıhtılaşması ve patolojik damar içi pıhtılaşması oluşumunu teşvik edebilir.”

“…diğer tehlikelerin yanı sıra, viral vektör aşılar doğal olarak oluşan virüslerle genetik değişime (rekombinasyon)  uğrayabilir ve bulaşıklığı veya virülansı etkileyen istenmeyen özellikler taşıyabilecek melez virüsler üretebilirler. Mevcut araçlar ve bilgi ile rekombinasyonunun olası sonuçlarını doğru şekilde ölçmek pratik olarak imkânsızdır. Bununla birlikte, riskler, mutasyona uğramış virüs türlerinin ortaya çıkması, kitlesel aşılama kampanyasını takiben artan patojenite, beklenmedik ciddi yan etkiler (ölüm dâhil) ve genetik mühendisliği teknolojisi kullanarak kimerik aşılar geliştirmeye yönelik geçmiş başarısız girişimlerle ispatlandığı üzere gerçektir.”

Bill Gates, Pfizer / BioNTech ve Moderna dâhil mRNA aşı üreticileri ve Dr. Tony Fauci (NIAID) gibi yakın müttefikleri bu deneysel aşıları vücutlarımıza sokmak için acele ederek insan hayatlarıyla sorumsuzca oynamaktadırlar. Bilhassa Dr. Fauci ve direktörü olduğu NIAID (ABD Ulusal Alerji ve Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü), Dang Humması aşısı olarak bilinen Dengvaxia’nın patentine sahiptir ve Sanofi-Pasteur tarafından pazarlanan bu aşı 2016’dan beri Tedros’un DSÖ’sü tarafından “zorunlu” aşı olarak desteklenmektedir. Robert F. Kennedy Jr., Dr. Fauci ve NIAID’in “klinik deneylerden paradoksal bağışıklık tepkisi ile ilgili bir sorun olduğunu bildiklerini”, buna rağmen aşıyı birkaç yüz bin Filipinli çocuğa verdiklerini söylüyor.  Filipin Hükümeti aşıları durdurana kadar aşı olmuş 600 kadar çocuğun öldüğü tahmin ediliyor.

Koronavirüs için yeni mRNA aşısını onaylatmak için acele ederken Fauci, Pfizer/BioNTech ve diğerleri, yerleşik ihtiyat ilkesini –ciddi şüpheleriniz varsa, şüphe etmeyin- açıkça göz ardı etmektedir. mRNA teknolojisi, aşı şöyle dursun, henüz kabul edilmiş bir ilaç dahi üretebilmiş değildir.(Global Research)

Önemli Not: Bu yazı mRNA aşılarının ciddi sorunlara neden olacak risklerine yöneliktir. Ancak ne yazar ne de biz Koronavirüsün etkilerini küçümsemediğimiz gibi ,kesinlikle aşı karşıtı da değiliz. Tersine şu an elimizde bu virüse karşı kullanabileceğimiz yegane çözüm aşıdır. Lakin aciliyet nedeni ile kullanımına izin verilen, etkileri çok riskli olabilecek mRNA aşıları konusunda ana akım medyadaki propagandizme karşı biz kuşku tarafında yer aldı. Aşı konusunda safımız klasik ineaktif aşılardan yanadır. Bu aşılar yıllardır hayatımızda ve düşük yan etkilerine karşı pek çok hastalığın hayatımızdan uzaklaşmasında rol aldılar. Bu nedenle okurlarımıza ineaktif aşıları güvenle olabileceklerini tavsiye ediyoruz üstelikte görüşlerine başvurduğumuz hekimlere dayanarak .Bu konuda uzman görüşlerine de yer vereceğiz.

Zeen is a next generation WordPress theme. It’s powerful, beautifully designed and comes with everything you need to engage your visitors and increase conversions.

Foto Galeri

Daha Fazla İçerik
Dersim Dağ Keçisi Av
“KATİLLİĞİN İHALESİ YAPILIYOR”
%d blogcu bunu beğendi: