İSTANBUL KENT SAVUNMASI İBB’DEN KABATAŞIN AKİBETİNİ SORDU

İstanbul Kent Savunması AKP döneminde başlatılan Kabataş Meydan Düzenlenmesi nedeni ile meydanda yaşanan 6 yıllık keşmekeşin yeni İBB yönetiminde de sürmesi nedeni ile Kabataş Meydanında bir basın toplantısı yaparak İBB’ye Kabataş Meydanının eski haline getirilmesi çağrısı yaparken, yeni yönetimin süregelen keşmekeşe hâlâ müdahale edilmemesi nedeni ile sürecin akibetini sorarak bu rant projesinin yeni yönetimde de sürüp sürmeyeceğini İBB’ye sordu.

İstanbul Kent Savunması, Kabataş projesinin akıbetini İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) sormak için Kabataş İskelesi şantiyesi önünde bir araya geldi. “Kabataş Meydanı ne olacak” sorusunu İBB’ye yönelten kent hareketi mensupları, “Eski İBB yönetiminin kente verdiği zararlar devam ettirilmemeli” diyerek projenin hâlâ iptal edilmemiş olmasından doğan kuşkularını dile getirdiler.

Meydanda toplanan kentdeşler “İBB’yi Kabataş’ta şeffaf olmaya davet ediyoruz”, “Kamu yararımız için Kabataş Meydanı’na sahip çıkalım” pankartı açan yaşam savunucuları, “Kabataş Meydanı’nda yeraltı otoparkı istemiyoruz”, “Dikkat, Kabataş Meydanı’nda kamu zararı oluşabilir” dövizleri açtı.

Yapılan açıklamada meydanın akibetine yönelik kaygılarını dile getiren aktivistler “Kısa bir hatırlatma yapmamız gerekirse, 6 yıl önce, plansız, projesiz, tepeden inme karşımıza çıkartılan Kabataş Martı projesi, meslek örgütleri ve yurttaşların tepkisiyle, oluşan kamuoyunun etkisiyle tartışmaya açıldı ve sürecin sonunda engellendi. Ancak başlatılan çalışma dursa da kazılı devasa bir alan ve şantiye öylece kalmaya devam etti. Elimizde kala kala, deniz doldurularak uzatılan ve dolayısıyla vapura ulaşmak için üzerinde daha fazla yürümek zorunda kaldığımız iskeleler kaldı. Bunun sıkıntısını İstanbullular olarak hâlihazırda çekmeye devam ediyoruz.”dediler.

Meydanda süregerlen keşmekeşin hala düzeltilmemiş olmasından doğan sıkıntıları dile getiren kent savunması aktivistleri “Projenin iptaline, yeraltı otoparkının, tünelin ve çarşının yapılmayacağına sevinip öncesinde önerdiğimiz gibi ihtiyacı görecek boyutta, hafif, bir ya da birkaç iskele binası yapılmasını ve meydanın eski hâline getirilmesini yeni İBB yönetiminden beklerken karşılaştığımız manzara bizleri yeni bir çözümsüzlük ve karmaşanın içine sokacak gibi gözüküyor.

Sürecin başında, birçok başka alan, plan ve projede olduğu üzere, katılımcı bir yaklaşım geliştirmek istediğini beyan eden İBB, Kabataş için de online bir anket çalışması ve ilgili kurum, sivil örgütler, yurttaşlarla çalıştaylar  gerçekleştirerek ve ayrıca uzman görüşlerini derleyerek bir yol haritası oluşturma iradesini gösterdi.

İBB birimlerinin yanı sıra MSGSÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü’nden bir ekip de sürecin katılımcı bir şekilde yürütülmesi için görev aldı.

Katılımcılık Sözleri Tutulmadı

Ancak geldiğimiz aşamadan anladığımız kadarıyla, katılım ve tasarım süreci birbirlerinden kopartılmış, tasarım işi, koşullarını bilmediğimiz gayrı şeffaf yöntemlerle bir mimarlık ofisine verilmiş, katılımcı bir süreç için  yürütülen çalışmalar ve oluşturulan dokümanların bir kısmı ise ya ortadan kaldırılmış ya da İBB’nin web sayfalarında kalmış; dolayısıyla, dile getirilen itirazlar, öneriler ve düşünceler pek dikkate alınmamıştır. “ diyerek verilen sözlerin tutulmadığına dikkat çektiler.

En son Ağustos 2021 tarihinde projenin 2 No’lu Koruma Kurulu’ndan onay aldığını öğrendiklerini belirten Kent Savunması aktivistleri projeye ulaşamadıklarını dile getirerek kendilerinin basına ve kamuoyuna yönelik olarak yaptıkları bu çağrıdan sonra projenim kamuoyuyla paylaşılmasını beklediklerini ifade ettiler.

“Projenin ve sürecin ne aşamada olduğunu anlamaya dair yaptığımız araştırmada karşılaştığımız problemli noktaları madde madde paylaşmak ve herkesin huzurunda İBB’ye sormak istiyoruz” Diyen kent savunması bu maddeleri şöyle sıraladı.

“Katılımcılık’ adı altında yürütülen çalışmalarda toplanan bilgiler neden değerlendirilmemekte? Örneğin, itiraz edilmesine rağmen tek (veya yüklenici firmanın sayfasında yazdığı gibi iki) katlı yeraltı otoparkının yapımında neden ısrar ediliyor? Şantiye alanını gezdiğimizde gördük ki, inşaat ile ilgili ne bir tabela, ne de firma adı bulunmakta! Aynı şekilde kamu kurumu İBB’nin sayfalarında da projeye dair hiç bir bilgiye ulaşamadık.   Yüklenici firmanın kim olduğu, inşaatın ne kadar süreceği ya da projenin kaç liraya ihale edildiği gibi kamuoyunu ilgilendiren bilgilerin hiçbirini bilmiyoruz! Elimizde sadece, şantiye duvarlarını kaplayan üç adet temsilî resim bulunmaktadır. Bu resimlerden de projeye dair fikir edinmek mümkün değildir. Sayın yetkililer, projenin içeriği ile ilgili bilgileri ne zaman paylaşmayı düşünüyorsunuz?  Projenin kendisine verildiğini (yakın zamanda ve resmî olmayan kanallardan) öğrendiğimiz mimar Arman Akdoğan, hangi şeffaf süreçlerden geçerek Kabataş gibi önemli ve ihtilâflı bir kamusal alanın tasarımında yetkilendirilmiştir? Belirlenme yöntemi bir yana, sürecin en başında bu bilginin kamuoyuyla, yurttaşlarla paylaşılması gerekmez miydi? Biz, önceki yönetim döneminde Kabataş için atanan mimar Hakan Kıran’ın süreciyle, mevcut yönetim döneminde atanan mimar Arman Akdoğan’ın süreci arasında herhangi bir fark göremedik. Nasıl bir yöntem farkı olduğunu açıklayabilir misiniz?

Etüd ve Projeler Dairesi Başkanlığı “Projeyi Devam Ettiriyoruz”

Yetkili birim Etüd ve Projeler Dairesi Başkanlığı ile iletişime geçtiğimizde aldığımız bilgi şu oldu: ‘Kabataş inşaatı belli bir aşamaya geldiği için, bunca masraftan geri dönüş kamu zararına yol açar, o nedenle projeye devam etmek zorundayız’!  Kamu zararı/yararı söylemi, yeni yönetim de dâhil olmak üzere bütün kamu kurumlarının ve yerel yönetimlerin ortak ezberi durumunda. Mevcut İBB yönetimi, geçmiş dönemde başlanan, başında veya ortasında bırakılıp yarım kalan birçok projeyi, kamu zararı oluşmasın diye tamamladı, tamamlamaya da devam ediyor. Aynı mantık, Kabataş projesinde de sürüyor.  Soruyoruz: Kamuyu zarara uğratmamak adına verilen çaba, yapılan masraf ve ayrılacak bütçe yeni bir kamu zararı oluşturmayacak mıdır? Bunun gelecekte yaratacağı zarar neden düşünülmüyor? Ayrıca, otoparkın Kabataş’a getireceği fazladan trafik yükü, nasıl bir kamu yararı oluşturacaktır? En başından yanlış planlanan, yanlış projelendirilen bir süreç, sırf başlatıldığı için bitirilmek zorunda mıdır?

Biz burada herhangi bir kamu yararı görmüyoruz! Kamuyu zarara uğratmama retoriğinin de ayrıca sorgulanması gerektiğini düşünüyoruz.” Diyerek eski ymnetimin tepeden inmeci mantığının yeni yönetimde de sürdüğünü dile getirerek kentlilerin beklentilerinin karşılanmadığını ve kentlilerin muhatap kabul edilmediğine dikkat çektiler.

Kent Savunması bu soruların ardından Kent İçin gerekli olduğunu düşündükleri taleplerini şöyle sıraladılar. “Kabataş Meydan Düzenlemesi Projesi hakkında kamuoyuna düzgün bir açıklama yapılarak sürecin ne aşamada olduğunun belirtilmesini, ihale sürecinin ve kamuya maliyetinin açıklanmasını ve kurul onaylı projenin paylaşılmasını istiyoruz.  ‘Katılımcılık’ adı altında yürütülen çalışmaların sonuçlarına ne derece uyulduğunu ve bu çalışmaların tasarımı ne derece etkilediğini öğrenmek istiyor ve hâlâ gizli tutulan sonuç raporunun paylaşılmasını talep ediyoruz. Eski İBB yönetiminin kente karşı işlediği suçların, verdiği zararların ‘kamu yararı’ adına sahiplenilmemesini; önceki yönetim tarafından planlanmış ya da uygulanmaya başlanmış projelere dair itirazların, gerekçeleriyle göz önüne alınarak,  bu projelerin tekrar değerlendirilmelerini ve her proje için sorgusuz sualsiz tamamlama politikasından vazgeçilmesini istiyoruz.”

Kent Savunması Aktivistleri sürecin takipçisi olacaklarını da dile getirerek ve yaşananları, elde edilen bilgileri kamuoyu ile paylaşmayı da sürdürceklerini söylediler.

Zeen is a next generation WordPress theme. It’s powerful, beautifully designed and comes with everything you need to engage your visitors and increase conversions.

Foto Galeri

Daha Fazla İçerik
Yeni Faşizm
YENİ FAŞİZM
%d blogcu bunu beğendi: