Dersim Keçileri

EKO ANARŞİSTLER: ZAFER ŞARKILARI ERKEN

Eko Aktivistler ve Hayvan Özgürlükçüleri ile Dersimli STK’ların ortak mücadelesi sonucu Valilik geçici bir geri adım atarak “yaban keçileri popülasyonu içerisinde bulunan yaşlı erkek bireylerin bir kısmının avına” yönelik açılan ihaleyi geçici olarak iptal etti. Ancak bu geri adım kamuoyunda bir zafer algısı yaratsa da Eko Anarşistlere Göre Dersim Keçileri henüz kurtulmuş değil.

Dersimdeki Av İhalesi ve bu ihalenin ardından ortaya konan kuşkucu yaklaşım sürüyor ve her geçen gün yeni yaklaşımlar ile dikkat çağrıları birbirini takip ediyor. Son olarak bu konuya dair bir açıklamada eko anarşistlerden geldi.

Eko Anarşistler imzası ile kamuoyuna yapılan açıklamada Dersimdeki Av İhalesinin İptalinin aslında yeni bir hazırlık için zaman kazanma çabasındaki AKP’nin bir göz boyaması olduğu kanısı ile şu noktalara vurgu yapılıyor.

Don Değiştiren Evliyalar Olarak Dağ Keçileri Vurgusu

 “Dersim halkının inancında don değiştirmiş evliyalar olan, onların bilgece ifadeleri ile hızın davarları olarak adlandırılan keçilere yönelik kıyım kararı, kamuoyundan yükselen seslerin ardından şimdilik ertelendi.  Bu şimdilik ifadesinin altını çiziyoruz çünkü bu iptal yeni bir karar oluşana dek alınan bir iptal kararı. Bunu unutmak saflık hatta saflık ötesi bir şeyi olur.

Bu Kez iyi Niyet Fazla Kaçtı

Biliriz saftır eko aktivist ve hayvan özgürlükçüsü dostlarımız; hem kandırmak ister kendini, hem de su gibi arı olmak ister, ama bize göre bu kez iyi niyet fazla kaçtı. Keçiler sanki gerçekten kurtulmuşçasına büyük bir saf dillilikle kamuoyunu yanıltacak şekilde yaptıkları “zafer” açıklamaları yanlış bir gevşemeye neden olabilir. Çünkü sadece Dersim özelinde konuşsak bile açıklanan karar koşullara bağlı bir açıklamadır. Şunu iyi biliyoruz, şu an için alınan iptal kararına rağmen ilk fırsatta keçilerin kanını yine satmak isteyecekler.

Bilim Kurulu Bağımsız Olmayacak Olsa da Keçilerin Yaşam Hakkı Tartışılamaz

Çünkü iptal kararında belirtilen bir bilim kurulu tarafından halkın inançları vb birçok şeyi içine alacak kapsamlı bir rapor hazırlanana kadar alındı bu karar ve bu raporu hazırlayacak bilim insanlarının hazırlayacağı rapor bağımsız ekologların, biyologların eseri olmayacak, tam da bu nedenle rapor pek ala da yeni bir ölüm fermanı yazabilir. Kaldı ki raporu yazacak ekolog ve biyologlar “bağımsız bir şekilde karar verebilecek olsalar bile”  ve avın bir gereklilik olduğunu belirtseler, üstelik bu “bilimsel” olarak “doğru”? da olsa, yine de keçilerin yaşama hakkı tartışmaya açılamaz. Tam da bu nedenle avcılık olgusunun bizatihi kendisinin hedefe konması doğru olmakla birlikte, “avcılık yasaklansın” şeklindeki bir talebe inanmıyoruz. Peki, neden?” dedikten sonra buna ilişkin gerekçelerini sayıyorlar bu gerekçeler de şöyle sıralanıyor: “Herşeyden önce kim yasaklayacak o avcılığı?

Devlet Avcılığı Kutsar

Erkeksi bir cesareti kahramanlık adına asker cesetleri ile kutsayan devlet mi? Devletler eli silahlı katilleri her zaman potansiyel asker olarak görür ve destekler. 

Avcılığı bir gelir kapısı olarak gören ve bu geliri yandaşlarına dağıtmak isteyen AKP’mi?

Mezbahaları kapattıramayan, egzotik hayvan ticaretini kaldıramayan, jokerlerin altında ezilen yarış atlarını kapsamayan sadece sokak hayvanlarını korumaya ala ve yeni “kentli”lerin sokak hayvanlarını istememesi nedeni ile onları bir hapse tıkmayı içeren “hayvanları koruma yasası” mı yasaklayacak avcılığı?

Yapmayın!..

Yasa Çıksa bile Bu Bir Kazanım Değil Lütuf Olacak

Ne istediğinizi ve kimden istediğinizi bir kez daha düşünün arkadaşlar.

Hal bu olursa o çokça talep ettiğiniz yasa, olsa olsa AKP’nin size bir lütfu olacaktır; o da ancak eğer mama şirketleri yeterli lobi yapar ve AKP’ye siyasi rüşvet olan bir şey içerirse.

 “Avcıların Yüreğine Korku Salmak Gereklidir” Önerisi

Ve unutmayalım!..

Talebiniz avcıların ve hayvan tacirlerinin yüreğine korku salamayan bir mücadele yürütülmeden, sadece sosyal medya kampanyaları ile oluşup da uygulamaya konmayacaktır. Yani ALF’ler, Animal Militialar olmadıkça Avcılar Durmayacak. Bu türden her zaman dişe diş yürütülen mücadeleler ile kazanılmıştır.” Şeklinde yapılan bu sıralamadan sonra iptal kararının yayınlandığı gün bunu kamuoyuna kendilerinin mücadelesi ile alınmış bir karar gibi sunan HAYTAP’a ağır bir dille yükleniliyor ve şu noktalara vurgu yapılıyor.

HAYTAP Mücadeleyi Kendine Maletme ve Bundan Para Kazanma Derdin de

Bu arada, aynı günlerde Dersim’deki Tarım ve Orman İl Müdürlüğünün açıklaması kamuoyuna duyurulurken, ceset yiyici, “hayvansevici” hayvanların sırtında tepinerek onları sömüren bir dönem AKP işbirlikçisi HAYTAP’ın bir zafer şarkısı besteleyerek kamuoyuna” hadi pamuk eller cebe“ demesi safdaşlarımızın gözünden kaçsa da bizim gözümüzden kaçmadı.

“Açıklama Tam Bir Skandal ve Bizim Gözümüzden Kaçmadı”

HAYTAP’ın “baskılarımız sonuç verdi ölüm fermanı durduruldu”  şeklinde kamuoyuna yaptığı açıklama tam bir skandaldır ve dahası Dersimdeki Alevi-Kürtlerin yıllardır devletin onca baskısına rağmen sürdürdükleri coğrafyalarını savunma kararlılığının gasp edilmeye çalışılmasından başka bir şey değildir. Ki söz konusu kuruluşun önceki yıllarda AKP ile kol kola olduğu, AKP sayesinde epeyi para kazandıkları unutulsa da biz unutmuyoruz ve her fırsatta bu kirli geçmişlerini önlerine koyacağız.“

Bu eleştirinin ardından Dersimdeki Av ihalesi ile bu coğrafyaya dönük sistematik ayrımcı ve bu insanları adeta cezalandıran sistematik doğa saldırılarının aynı öznenin eseri olduğu vurgulanıyor.

“Dersimdeki Keçilere Yönelik Saldırı Coğrafyaya Yönelik Faşist Cihad’ın Bir Parçası”

Dersimdeki Keçilere yönelik katliam fermanı ile Dersim coğrafyasının madenlerce delik deşik edilmesi, geçmişte öldürülen katırlar aynı zihniyetin bu coğrafyaya dönük faşist cihadının ayrılmaz bir parçasıdır.

Suruç’taki düş yolcularını öldüren bomba pimindeki parmakla, keçileri vuran tetikteki parmak aynı parmaktır.  Bu gerçeği görmedikçe söyleyeceğimiz her şey yarım kalır. Ve bu parmak bütün ülke coğrafyasını, bütün doğayı bu ülke tarihinde görülmemiş bir hız ve kararlılık ile yağmalamaya devam ediyor.

“Bütün Devletler Canidir”

Devlet denen caninin öldürdüğü insanlar ile öldürdüğü hayvanlar bütün devletlerin, bizatihi modern ulus devletin en büyük cani olduğu gerçeğinin bir teyididir sadece.  Ve dünya da olduğu gibi devlet ile şirketin zalim bileşkesi olan Şirketokrasi yönetiminin bizdeki hâkim Partisi AKP, bugün sermayenin de devletin de sahibidir. O yüzden mücadelemiz hem devlete, hem şirkete yönelik eş zamanlılık içermeli ve bütün ezilme biçimlerini içermelidir.” Denilen açıklama şu cümleler ile sonlandırılıyor.

Su Uyur AKP Uyumaz

“Bu gerçekle hareket ederek diyoruz ki henüz özgür değiliz, Dersimin dağ güzelleri özgür değil. ZAFER ŞARKILARI İÇİN ERKEN, Dersimin Yabanı henüz kurtulmadı.

Uyanık olmaya devam, unutmayalım SU UYUR FAŞİST AKP DEVLETİ UYUMAZ.”

Zeen is a next generation WordPress theme. It’s powerful, beautifully designed and comes with everything you need to engage your visitors and increase conversions.

Foto Galeri

Daha Fazla İçerik
YABAN İÇİN DAVA
%d blogcu bunu beğendi: