EKO ANARŞİSTLER: KARŞI SALDIRI BAŞLATILMALI

Eko Anarşistler HDP’ye yapılan Kobani Operasyonları çerçevesinde gözaltına alınan ve tutuklanan Beyza Hoca (Emine Beyza Üstün) için bir açıklama yaptılar. Eko Anarşistler Beyza Hoca’nın aslında Kobani Olaylarındaki bağlantısı nedeni ile değil suyun ticarileştirilmesine hayır platformunun kurulumu ile başlayarak HES’ler ile ilgili İktidarın “Enerji Üretiyoruz” yalanını açığa çıkardığı, HES’lerin suyun özelleştirilmesi olduğu gerçeğini deşifre ettiği için, enerji üretiyoruz propagandasını boşa çıkartıp köylüleri gerçekler konusunda bilgilendirdiği ve ona engel olduğu için tutuklandığını belirterek bu tutuklamanın Ekoloji Hareketine göz dağı olduğunu ifade ederek ekolojistleri karşı saldırı başlatmaya çağırıyorlar.

Zaman zaman gündeme dönük açıklamaları ile adı duyulan eko anarşistler adlı grup ekolojistler arasında günlerdir gündem olan Prof. Dr Beyza Üstün hocanın gözaltına alınıp daha sonra tutuklanması ile ilgili kamuoyuna tavırlarını, kendi kanaatlerini iletmek için bir basın açıklaması yaptılar. Eko Anarşizm sitesinde yayınlanan bu açıklamayı bizde paylaşıyoruz. Açıklamada Anarşistlerin konuşma biçiminin STK’lar gibi gündem oluşturmak, talepte bulunmak biçiminde olmadığı da belirtiliyor. Ve konuştukları zaman da bunu duyması gereken kulakların duyacağı belirtilerek kendilerinin “düzen içi siyaset” yapan ekoloji örgütlerinden birisi olmadıklarını ve bu farkın anlaşılmasını ifade ediyorlar.

Eko Anarşistler tarafından yapılan açıklamada Beyza Hoca’nın kamuoyun yansıtıldığı gibi kobane/kobani eylemleri ile ilişkili olduğu için değil siyasal iktidarın HES’ler konusunda yaptıkları “enerji üretiyoruz” propagandasını açığa çıkartıp bunun aslında suyun özelleştirilmesi olduğunu ifade ediyorlar.

“Biz ekolojistler arasındaki adıyla Beyza Hoca ya da Akademisyen ve Aktivist Beyza Üstün HDP’ye yönelik Kobani/Kobane operasyonları kapsamında gözaltına alınıp tutuklandı. Öncelikle şunun bilinmesini isteriz Kobani/Kobane olayları AKP’nin anlattığı gibi olmadığı net ama daha önemlisi Beyza Üstün’de bu olaylarla ilişkili bir isim değil. Hiç şüphesiz AKP polisi her türlü “delili” üretecektir bu konuda pek bir mahir oldukları herkesin malumu. Ve AKP medyası bir akademisyenden dört başı mamur bir terörist üreterek, Göbelse bile propaganda dersi verecektir. Ancak biz ekoloji hareketi mensuplarının tümü bu tutuklamadaki esas nedenin, esas derdin ne olduğunu gayet iyi biliyoruz.” denilerek Beyza Hocanın gerçekte kobani eylemleri ile ilşkili olmadığını-ki Kobani olaylarında da gerçeğin farklı olduğu da dillendiriyorlar- onu ekoloji hareketine düşünsel rehberlik yapması nedeni ile hedef alındığını ifade ediyorlar.

Beyza Hoca Ekoloji Hareketine Fikri Liderlik Yaptığı İçin Hedef Alındı

Açıklama şöyle: “Biz ekolojistlerin ona hitabındaki gibi ifade edersek Beyza Hoca kobane olayları ile ilgili olduğundan, ya da sadece HDP içinde olduğundan dolayı değil- ki ülkedeki en büyük direniş gücü olan Kürt siyaseti ile birlikte hareket etmek AKP ile onu yöneten derin devletin nezdinde en bağışlanamaz suçların başında gelir-esas olarak şu anki vahşi kapitalist doğa yağmasına karşı en dinamik karşı güç olan ekoloji hareketine fikri ve siyasi liderlik etmesidir. Beyza hoca “suyun ticarileştirilmesine hayır platformu”nun kurucusu olan iki önemli akademisyenden biri olarak HES’lerin kurulma amaçlarının enerji sağlamak olmadığını, suyun özelleştirilmesi olduğunu söyleyip durdu yani asıl maksadın ne olduğunu deşifre etti. İşlediği en büyük suç budur ve bu HDP ile birlikte hareket etmesinden daha da ağır bir suçtur.

İktidarın Köylüleri Kandırmasına Mani Oldu

Çünkü iktidarın göbelse taş çıkartacak şekilde yaptığı beyin yıkamacı propagandalarını etkisizleştirip köylüleri kandırmasının önüne geçerek köylülerin bu işin kendileri için hayatlarını karartacak sonuçlara yol açacağını söyleyerek direnişin daha da güçlü olmasının önünü açtı. İşte tam da bu suç onun ortadan çekilmesi için HDP gerekçesi ile hapsedilmesine yol açtı. Ama onun tutuklanmasının tek nedeni bu da değil. Beyza Hoca tutuklanarak onun üzerinden AKP ekoloji hareketine göz dağı veriyor.

Kanaatimizce Beyza Hocanın tutuklanması ile aynı süreçte gerçekleşen olaylar birlikte düşünüldüğünde AKP Faşizmi ekoloji hareketine “gözüm üstünüzde artık sıra size geldi” mesajı vererek ekoloji hareketine daha fazla üstüme gelirsen hepiniz birer Beyza hoca olursunuz mesajı veriliyor. Aslında bunun ilk işareti İzmir Emniyet müdürlüğünün ekolojistlerin de terör unsuru olabileceği yönünde ki brifingi idi. Bu söylem bize Yunanistan da Eldoradonun madenlerine karşı doğrudan eylemler de bulunan ekotajcılar üzerinden tüm hareketin kriminalize edilmesini hatırlatıyor. Kapitalist devlet mantığı ortak çalışıyor. Muhalefeti etkisizleştirmek istiyorsanız onlara suçlu muamelesi çekip, terör örgütü vb yaftalar yapıştırıp meşruiyetini yok edersiniz. Devletler de bunu yapıyor. İngiltere de Yok Oluş isyancılarının terör örgütü ilan edilmesi de aynı mantıktan kaynaklanıyor. ABD’de ekolojistlerin el kaide ile aynı torbaya konulması da benzer. Tüm bunlar sermayeye kusursuz hizmet içindeki şirket egemen devlet modeli olan Şirketokrasinin araçları.

Ekoloji Hareketi Bu Saldırıyı Ya Savuşturacak Ya da Herkes Hedef Olacak

Kısacası bugün ekoloji hareketi bu saldırıyı ya savuşturacak ve karşı saldırıya geçerek siyasi iktidara diş gösterecek-ki bu da sadece basın açıklamaları yapmakla sınırlı olmamalı- protesto gösterisi de dahil tüm meşru araçlar ile iktidara “mesajınızı aldık ama siz bizi yenemezsiniz, çünkü biz sizin hayat alanlarını yok ettiğiniz halkız sudaki balık gibi halk ile içiçe geçmiş haldeyiz bizi onlardan ayırmanız yalıtıp etkisizleştirmeniz mümkün değil, siz saldırıya devam ettikçe biz daha da güçleneceğiz jandarmanızla polisinizle bizi yok edemezsiniz. Doğayı yağmalayarak doğaya hayat alanımıza saldırmaktan vaz geçin çünkü bu yaptıklarınızın hesabını en ağır biçimde size ödeteceğiz Cengizleriniz, Koçlarınız, ya da diğer kodamanlarınız bize vız gelir tamamınızdan öyle bir hesap soracağız ki tüm dünya buna tanık olacak. Bu bizim doğaya, yok ettiğiniz canlılara, söndürdüğünüz hayatlara sözümüzdür” şeklinde cevap verilmeli. Aksi halde bu faşist, totaliter sel herkesi önüne katıp götürür ve yarın çok geç olur.

Biz Konuştuğumuzda Duyması Gereken Kulaklar Duyar

Bize gelince biz öyle basın açıklamaları gibi yöntemlere sadece kamuoyuna kanaatimizi dillendirmek için başvururuz ama bizim konuşma şeklimiz diğerlerine benzemez. Devletler biz Anarşistleri iyi bilir dilimizi de iyi tanır. O yüzden bu açıklamayı şu anda sadece düşündüğümüz bilinsin diye yaptık. Daha önceleri de yaptığımız ve bundan sonrada yaptığımız gibi. Ama asli konuşacağımız zaman başka zaman olacak. Diyeceğimiz bu kadar. Konuştuğumuz da bu konuşmamızı duyması gereken kulaklar duyacak. Şu anda ise konuşmuyoruz.

Ekoloji Birliği Kendi Propagandası Derdinde

Bu arada bir sözümüz de Ekoloji Birliğine. Adında birlik olan bir yapılanmanın birlik dışı bir tavırla tüm ekoloji hareketinin sahiplendiği bir ismi kendi propagandasına alet etmesi sayılabilecek bir tutum göstermesi ekoloji hareketinde olmaması gereken bir şeydir. Eğer bir açıklama yapılacaksa bu açıklama hareketteki herkesi kapsayarak tüm hareketin ortak cevabı olmalıydı. Çünkü Beyza Üstün üzerinden gözdağı hareketteki herkese verilmekte, en çok da HES direnişleri ile öne çıkanlara susun ve çekilin denmekte. Durum bu iken bu açıklama hareketin içinde bulunan kıyıda köşede ayrımı yapmadan hareketteki bireylerden STK’lara, platformlara hâsılı harekette kim varsa, kendini hareketin parçası olarak hisseden herkesi kapsamalıydı.  Bunu yapmak yerine adeta marka reklamı yapar gibi kendi ismi ve imzasını öne çıkartmak iç de ekolojistçe bir tavır değil bizce.

Ses Çıkarmayanlar Daha Sonra Sıra Kendisine Gelince Çıkartacak Kimseyi Bulamayacak

Sözlerimize herkesin Brecht’e ait sandığı gerçekteyse Martin Niemöller’e ait olan dizelerle son verelim.

“Naziler komünistler için geldiğinde sesimi çıkarmadım; çünkü komünist değildim.

Sosyal demokratları içeri tıktıklarında sesimi çıkarmadım; çünkü sosyal demokrat değildim.

Sonra sendikacılar için geldiler, bir şey söylemedim; çünkü sendikacı değildim.

Sonra Yahudiler için geldiler, sesimi çıkarmadım, çünkü Yahudi değildim.

Benim için geldiklerinde, sesini çıkaracak kimse kalmamıştı.”Reklamlar

Bazı ziyaretçileriniz duruma göre burada reklam gör

Zeen is a next generation WordPress theme. It’s powerful, beautifully designed and comes with everything you need to engage your visitors and increase conversions.

Foto Galeri

Daha Fazla İçerik
kanal istanbul
ÇEVRE MÜHENDİSİ DENİZ: KANAL İSTANBUL’A SAPLANAN SON HANÇER OLUR
%d blogcu bunu beğendi: