mazgirt söve komün köy

DERSİMDE BİR ORTAK YAŞAM KÖYÜ: BURADA BENCİLLİK YOK

Dünyadaki bir çok ortak yaşam köy örneği var bunun ülkemizde de örnekleri giderek çoğalıyor. Mazgirt’in Sörek köyünde yaşayan Fadime Çetinkaya, bahçelerden topladığı sebze ve meyvelerden kış aylarında tüketebileceği konserve, reçel ve kurutmalık yapıyor. Bencilliğin olmadığı köyde, ürünler ortakyaşar bir şekilde temin ediliyor. Kimin neye ihtiyacı varsa, birbirinden alıyor. 

Ayşe Sürme

Dünyadaki bir çok ortak yaşam köy örneği var bunun ülkemizde de örnekleri var fakat bunlar genelde gelenekçi bir biçimde yaşanıyor. Üstelik bu köyler öyle kentten kaçıp başka bir dünya idealini yaşarken hayata geçirmek isteyen grupların kurduğu gibi köyler de değil. Uzun yıllardır yaşadıkları köyde bu şekilde yaşayan örnekler. Bunlardan birisi de Dersimde. Dersimin mazgirt ilçesindeki bu ortakyaşar köy. Bu köyde mülkiyetçilik ve bencillik yok. Herkes elindekini bir diğeri paylaşıyor. Karşılıklı yardımlaşma bu köyün kültürel dokusuna işlemiş.

Dersim’in Mazgirt ilçesine bağlı Sörek köyünde kadınların kış hazırlıkları başlamış durumda. Sörek köyünde yaşayan Fadime Çetinkaya da (58), hiç para harcamadan, başta kendi bahçesi olmak üzere akraba ve komşularının bahçelerinden topladığı sebze ve meyvelerden, kış aylarında tüketebileceği yiyecekler hazırlıyor. Dağlardan topladığı otlardan kurutmalık, komşularının bahçesinden topladığı meyve ve sebzeleri de konserve yapmak için muhafaza eden Çetinkaya, topladığı domates ve biberlerle salça, dağlardan topladığı böğürtlen, kuşburnu ve birçok meyveyi de reçel ve şerbet yapıyor.

‘Ekip Biçtiğimizi Tüketiyoruz’

Köyde kış aylarının zor geçtiğini dile getiren Çetinkaya, kış için hazırlık yapmanın zorunluk olduğunu söyledi. Kışa hazırladığı ürünleri satın almadığını belirten Çetinkaya, “Böğürtlen, incir, kuşburnu reçellerini hazırladım. Bende olmayan ürünleri komşularımızın tarlarından topluyorum. Mesela fasulyem yoktu, komşumuzun tarlasından topladım. Kimin neye ihtiyacı varsa, birbirinden alıyor.  Domates, biber, patlıcan birçok ürünleri konserve ve kurutmalıklarını yapıyoruz. Sonbahar mevsiminde topladığımız sebzeleri dondurucuya atıyoruz.

Bu bölgede hepsi kendi tarlalarında ürettiği ürünlerden kış hazırlığı yapıyor. Kendimiz ekip biçtiğimiz için gönül rahatlığıyla da tüketebiliyoruz

Burası kışın kar altında kalıyor. Bir yere gidip alışveriş yapamıyoruz. Bu yüzden hazırlıklarımızı, yiyecek teminatımızı oluşturuyoruz. Yine bir şeye ihtiyaç olursa, kendi köylümüzden parasız sebze ve meyve alabiliyoruz. Dışarıdan, marketlerden alışveriş yapmıyoruz.” diyor.

‘Doğa Talanını İstemiyoruz’

“Bunların hepsinde bir kadın emeği var” diyen Çetinkaya, ürünlerinden iyi verim almanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi. Fakat doğaya yönelik bir tahribatın da yaşandığına değinen Çetinkaya, “Biz Dersimli kadınlar olarak, doğa talanını istemiyoruz. Yakın zamanda köyümüzde bir taş ocağı projesini hayata geçirmek istediler. Fakat biz tepki gösterdiğimiz için yapmaktan vazgeçtiler. Eğer bu tahribatları yaparlarsa, bizim yiyecek bir lokma ekmeğimiz bile olmaz. Bu talanı yapmak istedikleri yerlerde bizim inancımız ve kültürümüz var. Biz bu diyarlarda doğduk, büyüdük ve yaşadık. Doğa talanını asla istemiyoruz. Bıraksınlar bizi kendi doğamızla toprağımızla ekip, biçtiklerimizi toplayalım” diye belirtti. (MA)

Zeen is a next generation WordPress theme. It’s powerful, beautifully designed and comes with everything you need to engage your visitors and increase conversions.

Foto Galeri

Daha Fazla İçerik
Çapaklı Mahallesi biyogaz tesisi jandarma dayağı
GEDİZ OVASI BİYOGAZA FEDA EDİLİYOR
%d blogcu bunu beğendi: