Çin Uygurda
Çin Uygurlara Baskı ve Ayrımcılık Yapıyor

ÇİN’İN UYGURLARA BASKISI SINIRI AŞTI

Çin Uygurlara yönelik baskılarını artarak devam ettiriyor. Uluslarası İnsan Hakları Kuruluşu Amnestry İnternational tarafından hazırlanan bir rapor hem bu politikaların hız kesmediğini, hem de Çin’in baskı politikalarını sınır ötesine götürdüğünü gözler önüne seriyor. Uygurlar bunları yaşarken batışı ülkelerde bunu siyasi istismara dönüştürüyor.

Uluslararası İnsan Hakları Örgütü Amnestry İnternational tarafından hazırlanan rapor Çin’in ayrımcı ve baskıcı politikalarının sınır ötesine taşarak Uygurluları yurt dışında bile tedirgin ettiğini ortaya koydu. “Hiçbir Yer Güvenli Değil: Uygurlar Çin’in Yürüttüğü Korkutma Politikalarını Anlatıyor”  başlığı ile yer verilen rapor ’da “Sızan belgelerden Çin’in diğer ülkelerde yaşayan Sincan asıllı Uygurları, Kazakları ve diğer grupları da hedef aldığı açıkça anlaşılıyor.” Diyerek Çin’in ülkede yaşayan Müslüman azınlıklara yönelik faşizan politikalarının artık sınır ötesine taştığına yer veriliyor.

Toplu Gözaltı
Çin’in Sİncanda Kurduğu Toplama Kampları İdeolojik Dönüşümle Kimliksizleşme ve Asimilasyon Amaçlıyor.

Benzeri Görülmemiş Toplu Gözaltı Politikaları

Raporda yer alan bazı bilgiler şöyle: “Çin hükümetinin, ülkenin kuzeybatısındaki Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde (Sincan) yaşayan Uygurlar, Kazaklar ve çoğunluğu Müslüman diğer etnik gruplara yönelik daha önce benzeri görülmemiş toplu gözaltı politikalarını başlatmasından bu yana neredeyse üç yıl geçti.

Bu süre içinde “eğitim yoluyla dönüştürme” veya “mesleki eğitim” merkezleri olarak adlandırılan merkezlerde tutulan 1 milyon civarında veya daha yüksek sayıda kişinin nelere maruz kaldığıyla ilgili ayrıntılar da yavaş yavaş ortaya çıktı. Ancak Sincan’da yaşananların gerçek boyutları ve niteliği halen tam olarak bilinmiyor.

Çin Kurduğu Toplama Kamplarına Yeniden Eğitim Amaçlı Yerler Adını Veriyor.

Başlangıçta Gözaltı Kamplarının Varlığını İnkâr Etti

Çin hükümeti başlangıçta gözaltı kamplarının varlığını inkâr etmişti. Daha sonra bu kampların, Uygurları ve diğerlerini “aşırılıkçı” düşüncelerinden arındırmayı ve iş eğitimi vermeyi amaçlayan “mesleki eğitim” merkezleri olduğunu iddia etmeye başladı. Ancak bu merkezlerde tutulanlar arasında yükseköğrenimli entelektüeller, iş insanları ve emekliler de var.

Çin hükümeti, bağımsız gözlemcilerin bölgeyi ziyaret etmesine izin verilmesi çağrılarını ısrarla görmezden geldi ve yalnızca kendi seçtiği gazetecilerin ve diplomatların ziyaretine izin verdi. Bu ziyaretler, perde arkasında titizlikle planlanmıştı. Diğer yandan, gözaltında tutulduğu düşünülen kişilerin arkadaşları ve yakınları bu süre boyunca hiçbir bilgi alamadı ve sevdikleri kişilerin nerede tutulduğu konusunda kuşku içinde bırakıldı.”

İdeolojik Dönüşüm
Çin Toplama Kamplarında Uygurlardan Kendilerine Ait Herşeyi İnkar Edecekleri Çinlileşmiş Uygurlar Olma İsteniyor.

Sızan Belgelerle Çin’in Sincan Politikaları Açığa Çıktı

Raporda birçok ayrıntı yanında Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu ve 17 ortak kurumun kamuoyuna sızan belgeleri haber yaparak Çin’in Sincan’da yürüttüğü politikalarla ilgili bilinmeyen ayrıntıları ortaya çıkardığı bilgilere de yer veriliyor

“Belgeler, Sincan’da yaşayanların düşünce tarzını dönüştürme politikasının Çin Halk Cumhuriyeti Başkanı Şi Cinping’in 2014’te yaptığı, Sincan’da “teröre, [düşmanların] sızmasına ve ayrılıkçılığa karşı mücadele” çağrısına dayandığını gösteriyor. Belgeler ayrıca Chen Quanguo’nun Ağustos 2016’da Sincan Parti Sekreteri görevine gelmesinin ardından, yerel yetkililere “toplanması gereken herkesi toplayın” emri verdiğini ortaya koyuyor. Gizli operasyon kitapçıkları, “yeniden eğitim” kamplarının nasıl yönetilmesi gerektiğini en ince ayrıntılarına kadar tarif ediyor. Yetkililere, gözaltında tutulan anne ve babalarıyla ilgili çocuklara ne söylemeleri gerektiği aktarılıyor. Çocukların gözaltılarla ilgili açıkça konuşmaları halinde bunun sonuçlarına ilişkin uyarıda bulunulması da yetkililere verilen talimatlar arasında yer alıyor.”

Uygur Ayrımcılığı
Çin’in Uyguladığı Ayrımcılık ve Baskı Politikaları İnsanlarda Korku Yaratmış Durumda

Uygurlara Yönelik Ayrımcılık Uygulanıyor

Raporda yer verilen bir başka olgu ise Çin’in Uygurlara yönelik ayrımcı hatta Han Irkçılığını da besleyen cinsten ayrımcı politikaları ve bunun Radikalleşme ve Terörle mücadele kılıfına sokulması çerçevesinde uygulanan baskıların Çin’le sınırlı kalmayıp Yurt Dışında yaşayan Uygurluları da hedef alması.

Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu ve 17 ortak kurum tarafından dünya kamuoyuna açıklanan belgelerde Çin’in yurt dışındaki Uygurluları takibe aldığı ve Uygurlularında başlarına gelecekler konusunda korku içinde yaşadığını ortaya koyuyor. Tanıklıklara dayanan verilere göre “Belgelere göre Çin, yurt dışındaki Çin büyükelçilikleri ve konsolosluklarından ilgili ülkelerde ikamet eden bu gruplara mensup kişilerin bilgilerini toplamalarını istedi. Diaspora topluluklarının üyeleri, Çin’in kendilerini takip etmek için gösterdiği ısrarlı çabalardan son derece olumsuz etkilendi. Yurt dışında yaşayan Sincan asıllı dokuz kişinin tanıklıkları, bu durumu gözler önüne seriyor.

Çin Tehdit
Çin Yurtdışındaki Uygurları Konuşurlar Muhalif Olurlarsa Aileilerini Göremeyeceği İle Tehdit Ediyor

Yurt Dışındaki Uygurlar Her Gün Tacize Uğruyor

Tanıklıklar, yurt dışındaki Uygurların her gün tacize uğradığını ve korku duyduğunu açıkça gözler önüne seriyor. Çin dışında yaşayan çok sayıda Uygur, Sincan’daki yerel yetkililerin yurt dışında yaşayan Uygurların faaliyetlerini bastırmak için yakınlarını hedef aldığını söyledi. Bu kişiler, Sincan’a dönmedikleri takdirde aile üyelerinin gözaltına alınabileceği veya toplulukları içinde yaşayan diğer Uygurlarla ilgili bilgi vermeyi reddettikleri takdirde ailelerini bir daha göremeyebilecekleri tehditleriyle karşı karşıya kaldıklarını bildirdi.

Suskunluk Maskesi
Yurtdışındaki Bu Suskunluk Maskeleri Protestolarda Hem Kimliği Gizlemek için Kullanılıyor, Hem de Çin’in Susturma Politikalarını Simgeliyor.

Bu uygulamalar sonucunda diasporada yaşayan Uygurlar çoğunlukla korku içinde yaşıyor ve Sincan’daki duruma dair konuşmaktan çekiniyor. Gözaltı kamplarıyla ilgili bildiklerini, Sincan’daki yakınlarıyla ilgili öğrendiklerini, hatta Sincan’daki yakınlarıyla iletişim kurup kuramadıklarını bile söyleyemiyorlar.

Amnestry İnternational
Amnstertry İnternational/ Uluslararası Af Örgütü Çin’den İnsan Hakları İhlallerine Son Vermesini İstiyor

Çin’in Politikalarına Son Vermesi İsteniyor

Bu eksende önemli bilgiler paylaşan Amnestry İnternational hem Çin hükümetine hem de diğer ülkelere şu önerilerde bulundu:

Yurt dışında yaşayan Uygurlar, Kazaklar ve çoğunluğu Müslüman diğer etnik gruplara yönelik her türlü taciz ve korkutma politikasına son verilmelidir.

Siyasi “yeniden eğitim” kampları kapatılmalı ve bu kamplarda tutulan herkes derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakılmalıdır.

Uygurların ve çoğunluğu Müslüman diğer etnik grupların haklarını hukuka aykırı bir şekilde sınırlandıran tüm yasalar ve düzenlemeler yürürlükten kaldırılmalı veya değiştirilmeli, bu amaçla başvurulan tüm tedbirler sonlandırılmalı ve dini ve kültürel uygulamaları sınırlandırmak için “aşırılık” ve “terör” söyleminin kullanılmasına son verilmelidir.

Diğer ülkelerden geri göndermeme ilkesini ihlal ederek kişileri Çin’e geri göndermelerini istemeye son verilmelidir

Sincan’da Bağımsız Bir Soruşturma İçin İzin Verilmelidir

BM insan hakları uzmanlarının, bağımsız araştırmacıların ve gazetecilerin Sincan’da olup bitenlere yönelik bağımsız bir soruşturma yürütebilmesi için bölgeye sınırsız erişimine izin verilmelidir.

Amnestry diğer ülkelerden de şunu talep etti. “Ülkelerinde yaşayan Uygur, Kazak ve çoğunluğu Müslüman diğer etnik grup diasporalarına mensup kişilerin Çin büyükelçilikleri ve konsolosluklarının uyguladığı korkutma politikalarına karşı koruma altına olmasını sağlamak ve Çin’e iade edilmelerine son vermek için planlı adımlar atılmalıdır. “

Ancak Amnestry’nin yaptırım gücü yok ve diğer devletler de Çin’i en hayati yerinden yani ticaretten vurarak onun geri adım atmasını sağlamak yerine bu konuyu istismar etme çabasındalar.

Daha fazla bilgi almak isteyenler için : https://amnesty.org.tr/icerik/hi%C3%A7bir-yer-guvenli-degil?fbclid=IwAR0JCkoChtYljclhUW_gV8enmH3vXgGFlEPczAdIkKH4FwOrNmJsen_opwE

Zeen is a next generation WordPress theme. It’s powerful, beautifully designed and comes with everything you need to engage your visitors and increase conversions.

Foto Galeri

Daha Fazla İçerik
HRW Hongk Hong Polisinin Aşırı Şiddet Kullandığını Belirtti
PEKİN YÖNETİMİNE İNSAN HAKLARI ÇAĞRISI
%d blogcu bunu beğendi: