dünya bir annedir

BEN BİR KADINIM VE ANLAMIYORUM

Ben bir anneyim ve hayat denen şeyin hem nasıl bir mucize olduğunu biliyorum daha doğrusu tecrübe etmiş biriyim, hem de hayatın ne kadar narin ne kadar kırılgan olduğunu bu yüzden de hayatı besleyip büyütmek gerektiğini deneyimlemiş birisiyim. Tam da bu yüzden her yok olan canlı benden bir şeyler eksiltiyor gibi, sanki kendi çocuğumu yitirmiş gibi hissediyorum. Derin bir boşluk, soğuk bir karanlık basıyor gibi.

Nilgün Gökçen -Hayvan Sosyoloğu

Hayat kelimesi ile yaşam kelimesi arasında çok ama çok büyük bir fark vardır. Çünkü biri yaş kökünden alır fiil olarak anlamını diğeri, ise Hay kökünden. Yaş çok anlam ifade eder ıslaklık olarak hayat veren sıvı olarak su ile ıslanmış hayat sıvısına doymuş olarak da düşünülebilir, ya da taze henüz kurumamış taze anlamını da içerir. Ancak Hay bu kadar çok anlama gönderme yapmaz.

Diri olmaktan gelir dolasıyla daha baştan canlılığı ölümden beri olmayı içerir. Ne demişti ünlü bilge Eipikuros siz varken ölüm yok ölüm varken de siz olmayacaksınız o zaman niye bu beyhude ölüm korkusu. Hayatla canlılıkla barışamayan bir bilinç ölümle de barışamaz ya da tersi ölümle barışmayan bir zihin hayatla da barışamaz. Çünkü dünya zıtlıklarla vardır. Ama bu zıtlıklar modern batı zihninde olduğu gibi birbirine düşman, aralarında uzlaşmazlık olan ikilikler değildir. Zıtlar tam da çok eski zamanlardan gelen Çin sembolündeki eril ve dişil, aydınlık ve karanlık vb. zıtlıkların içiçe mevcudiyet kazanmıştır.

Tam da bu yüzden çağdaş zihin ölümü kovmaya çalıştıkça daha da ölüm doğar. Hayat hep ölüme yazgılıdır, ölmek doğmaktır, doğmaksa ölmek. Bunu en iyi biz anneler biliriz çünkü bir can taşımak ve onu dünyaya getirmek aynı zamanda bir ucu ölüme açık bir süreçtir. Siz de ölebilirsiniz, dünyaya gelen can da.  Bu yüzden hayatın derin sırrına en çok biz anneler açığızdır. Biz kadınlar hislerimizle düşünürüz duygu ve mantık birbirine düşman değildir onlar aynı karnı paylaşan karındaşlardır bizim için.

Hayat Biz Kadınların İşi Ekoloji de Öyle

Ve tam da hayat biz kadınların işi olduğundan, hayatı dünyaya taşımak bizim sorumluluğumuzda olduğundan, hayat bilimi olan Ekoloji de bizim meselemiz bizim davamızdır.

Hayat bizim içimize konmuş bir armağandır bu büyük mucizeyi taşımak ve onun dünya ile tecrübesine eşlik etmek, onun dünya denen gezegene güzünü açmasını sağlamak bize verilmiş bir görevdir.

Tam da bu nedenle hayatı taşımayan, hayatı bedeni içinde büyütmeyen erkekler dünyayı yönettikleri üstelik bir zamanlar taşıdıkları bilgeliği yitirdiklerinden hayata karşı nankörlüğü de onlar var ediyorlar. Düşünün ultra zenginler erkek, savaşçılar erkek ve yönetim mekanizmalarında olanların çoğu erkek, hal böyle olunca hayata karşı her türlü suçu işlemek de meşru oluyor. Öyle ya bir canı taşımanın sırrını ve çilesini yani hayat denen simyayı bilmiyor erkekler o yüzden de savaş meydanları dolup taşıyor, soyut semboller uğruna birbirini boğazlıyor erkekler. Eh Erkek zihni kadınların ki gibi somut değildir, kadın pratik düşünmek, hayatın somut yönlerine odaklanmak zorundadır çünkü dünyaya getirdiği hayatın sürebilmesi buna bağlıdır. Bu yüzden bitki yetiştiriciliği denen şey kadınların bildiği bir şeyin uygulanması oldu.

İstatistikler Ne Kadar Azaldığımızın Bir Çetelesi

Her yıl dünyanın canlılarının ne kadar azaldığına dair istatistikler yayınlanır. Bu aslında ne kadar azaldığımızın, ne kadar yalnızlaştığımızın da bir çetelesi. Dünya üzerinde ki her can bir armağan ve hepsi bir bir iplikle birbirine bağlanmış gibi. Her yok olan canlı hayat denen şeyin ölüme yenik düşmesi demek. Ölümün artık yaratımdan yoksun kalmış sonsuz tüketici soluğunun bir yel gibi üfürülmesi demek.

Ben bir anneyim ve hayat denen şeyin hem nasıl bir mucize olduğunu biliyorum daha doğrusu tecrübe etmiş biriyim, hem de hayatın ne kadar narin ne kadar kırılgan olduğunu bu yüzden de hayatı besleyip büyütmek gerektiğini deneyimlemiş birisiyim. Tam da bu yüzden her yok olan canlı benden bir şeyler eksiltiyor gibi, sanki kendi çocuğumu yitirmiş gibi hissediyorum. Derin bir boşluk, soğuk bir karanlık basıyor gibi. O yüzden diyorum ki ey anneler haydi başa dünyayı bir annenin bakışı ve duyguları ile bezeyip onu besleyip büyütmez isek hepimiz o büyük rahmi kaybedeceğiz ve besinsiz kalan bebekler gibi, bir çiçek gibi solup gideceğiz. Haydi, anneler hayata dokunun-haa anne olmayan her kadın da bunun bir parçası çünkü her kadın hayat denen armağanı içinde taşıma yetisine, bunun imkânlarına sahiptir o yüzden çağrım tüm kadınlara ama kadınlık denen sırrı kaybetmemiş kadınlara. Erkek zihnini ödünç alan ona öykünen kadınlığı kaybetmiş kadınları kapsamıyor bu çağrı.

Zeen is a next generation WordPress theme. It’s powerful, beautifully designed and comes with everything you need to engage your visitors and increase conversions.

Foto Galeri

Daha Fazla İçerik
Paris Kanalizazyon Sisteminde Koronavirüse Rastlandı
PARİS KANALİZASYONUNDA KORONAVİRÜS SAPTANDI
%d blogcu bunu beğendi: