eko anarşistler

EKO ANARŞİSTLERDEN BARIŞ BİLDİRİSİ:”DEVLET VARSA BARIŞ DA YOK”

Eko Anarşistler barış günü açıklamalarındaDünya barış günü adlı sahtekârlığa katılmadığımızı barış için kimseden talepte bulunmadan doğanın ve kendi yaşamımızın sürmesi için öz savunma hakkımızı devlet denen caniye asla terketmeyeceğimizi belirtmiş olalım.Biz yüreğimizde büyüttüğümüz devletsiz, ordusuz, sınırsız içimizdeki dişi ile de, içinde yaşadığımız doğayla da uzlaşacağımız o büyük barışa kadar, barış kelimesinin bir avuntudan öte olmadığını bilerek davranacağız” dediler.

Eko Anarşistler Barış konusunda anti militarizm odaklı bir açıklama yaptı.Yarın 1 Eylül Dünya Barış Günü bugün ülkede ve dünyada barış talep edenler çeşitli etkinlikler yaparak kamuoyunu barışın önemine ikna edecek. Basın organları dünyadaki çatışmaları ülkede yaşanan ve barışın ihlali anlamına gelen Kürt Siyasal Hareketinin Silahlı Gücü ile olan savaşın insan haklarına bakan yüzüne değinecek ama bir grup var ki onlar Barış günü kutlamayacak. Bunlar Eko Anarşistler. Eko Anarşistler kamuoyunun bu konuya dönük ilgisini de göz önüne alarak barış meselesine bakış açılarını yayınladıkları bir bildirgeyle kamuoyuna iletti. “Devlet Varsa Barış da Yok” başlığını taşıyan Açıklamada kamuoyuna devletin olduğu yerde barışın olmadığı ifade edilirken savaşların da değişen yüzünü yeni militarizm kavramı etrafında ifade ediyorlar.

Eko Anarşistler Silah Ticareti
Eko Anarşistler Silah Ticaretinin Orduların Silahla Yaşayan bir Kurum Olması ile Şirketlerin Askeri Endüstri Olarak Bu Konuyu Dayatmasına Bağlıyor.

Silah Ticareti Kalkınmanın Bir Parçası

Silah ticaretinin kalkınmanın bir unsuru olduğunu söyleyen Eko Anarşistler devletlerin ve orduların silaha olan doymak bilmez açlığı dolaysıyla 200 milyar dolarlık bir “iş” olan silah pazarına dikkat çektiler. Bu pazarın Türkiye gibi “kifayetsiz emperyalist ülkelerin”de iştahını kabarttığını belirterek bu iş nedeni ile her yıl binlerce insanın ölmesine ve daha da fazlası ile yaralanmasına neden olduğunu belirttiler. Tüm bunlardan dolayı ulus devlet kapitalizm ve ordular arasındaki girift ilişkinin bir tezahürü olan askeri endüstri ve ulus devletler ile ordular olduğu sürece “barışın da ağızda çiğnenen ceset olduğunu” belirterek kendilerinin yılın bir gününe hapsedilen barış gününü anmayacaklarını vurgulayrak şu ifadelerle farklı bir gün tercih ettiklerini ifade ettiler. açıklamayı zafer bayramı adı altında bir ulus devletin kuruluş bayramı ile bir takım istatistikler yayınlayan medyatik barış günlerinde değil de tam da ikisinin arasında olan bu günde yayınladık.”

Eko Anarşistlerin Açıklamaları Şu Şekilde:

Devlet Varsa Barış da Yok

Bugün dünya barış günü olarak anılan gün ancak dünya barış sözlerinin telaffuzuna rağmen ne dünya da ne ülkemizde barış var. Eko Anarşistler olarak diyoruz ki hiç bir zamanda olmayacak devlet ve onun orduları oldukça, emperyalist pay kapma yarışı, hegemonya kavgaları oldukça barış olmayacak. Ordu varsa barış olmayacak. Bekâret için sevişmek deyimine uygun olarak barış dendiğinde kastedilen barış için savaşa hazır ol ya da Osmanlıcası ile sulh için salah yani barış için silahlan. Devletler de aynen bunu yapıyor her yıl en modern öldürme üstelik sivil asker ayrımı yapmadan her biri birer kitle imha silahı olan, teknolojik olarak daha çok insan öldürsün, doğaya daha onulmaz zararlar versin diye öldürücülüğü daha da geliştirilmiş etkili patlayıcılar görücüye çıkıyor. Ve devletler bu öldürme makinelerini satın alıp bir yerlerde “iç düşmanlarına”ya da askeri olarak daha zayıfsa gözüne kestirdiği bir diğer ülkeye karşı kullanıyor ve geri de kalan binlerce ölü binlerce yaralı bu sloganın kurbanı oluyor.

Eko Anarşistler Polis Cinayetleri
Eko Anarşistler “İnfaz Timler İle “Terörle Mücadele” Adıyla İşlenen Cinayetler Bir Yana Bir De Polisin ABD Gibi Eski Kovboy Yasalarının Hüküm Sürdüğü Topraklarda Gözünü Kestirdiğini Çekip Vurabilme Özgürlüğü Olduğunu da Gördük” Dediler

Siyah Hayat Değerlidir İsyanları Polisin de Bir Ordu Olduğunu Gösterdi

Bir ara dünyalaşma eğilimi gösteren siyah hayat değerlidir isyanları bir şeyi daha ortaya koydu polisin de bir ordu olduğu ve zayıf olanları, gözlerine kestirdiklerini rahatlıkla öldürebildikleri. İnfaz timler ile “terörle mücadele” adıyla işlenen cinayetler bir yana bir de polisin ABD gibi eski kovboy yasalarının hüküm sürdüğü topraklarda gözünü kestirdiğini çekip vurabilme özgürlüğü olduğunu da gördük. Yani devletler her yerde öldürüyor, sakat bırakıyor zindanlarda ölüme terk ediyor.

Günümüzde artık iki dünya savaşında olduğu gibi birbirine denk askeri güçler birbirini tükeninceye dek öldürmüyor. Tam da bu yüzden eko anarşistler olarak Savaş artık batının selameti için batı dışı dünyada süregelen bir şey diyerek bakış anarşistlerin savaş analizlerini derinleştirmeleri gerekiyor düşüncesindeyiz. Bu bağlamda son savaş modası da vekâlet savaşı oldu. yeni Militarizme uygun bir yeni anti militarizm bu bakımdan gerekli ve bu noktada Boockhin iyi bir referans olabilir.

Türkiye Gibi Kifayetsiz Emperyalistler de Silah Pastasından Pay Almaya Çalışıyor.

Kanlı ticaret dünyanın her yerinde büyük ulus ötesi şirketlerin ağzını sulandırıyor. 200 milyar dolarlık bir “iş” bu. Doğal olarak Türkiye gibi kifayetsiz emperyalistler de bu pastadan pay almaya çalışıyor. Ama yeri gelmişken şu kalkınma denen şeyin bizi doğrudan öldüren silahları da içerdiğini belirtelim. Çünkü kalkınmanın ölçülebilir değeri bir yıl içinde üretilen malların ve bunların satışından elde edilen gelirleri içerdiğini hatırlatalım. Bu yüzden Türkiye silahlanmaya dev bütçeler ayırırken diğer yandan da bölgedeki diğer devletlere efelenerek bölgenin ağası benim mesajı veriyor. Dışardaki bu emperyal politikayı Rojovada cihatçı islamcı faşist savaş ağaları ile iş tutarak ve Kürtlerin yaşadıkları topraklarda yani Kürdistanda savaşı dayatmakta, yargısız infazlar, baskıcı polltikalar ile Kürt halkını sindirmekte. Yani Yurtta Savaş Dünyada Savaş diyen tepeden tırnağa bir miltarist devlet olarak TC yüzündeki barışperver maskeyi sıyırarak ulus devletler için miliyetçiliğin alçalmışlıkta son sığınak olduğunu gösterdi. Böylece en büyük kitle imha silahının miliyetçilik dolayımında Ulus Devlet olduğu bir kez daha açığa çıktı.

Kısacası kapitalizm ve devletin artık yapışık ikizlere döndüğü bir çağda barış ağızlarda çiğnenen bir cesetten başka bir şey değil. Hâsılı devlet varsa ordu varsa polis varsa barış koca bir yalandan başka bir şey değildir ve tam da bu yüzden anti militarist olmayan, ulus devletleri, küresek şirketokrasiyi merkeze koymayan her barışçılık sahtedir.

Her şey gibi militarizmin de yenisi var artık bu yeni sürüm savaş ağaları dediğimiz özneleri kapsıyor. Bunlar en iyi örneğine Afrika’da rastladığımız ama yaşadığımız coğrafyada da örnekleri olan bir durum. Buna eli silahlılardan oluşan ve silahlı olanın silahsıza hükmettiği bir hal de diyebiliriz. IŞİD’ler PKK’ler vb bu yeni militarizmin bizim coğrafyamızdaki temsilcileridir. Ve bunlar emperyalist ağalar tarafından pek ala da özgürlük savaşçısı olarak sunulabilir. IŞİD’in tıpkı ikizi Nusra gibi pazarlanamamasının nedeni batılı gusto için fazlası ile vahşi olmaları ve İslamcı olmaları. Bütün bu nedenlerle biz eko anarşistler r anti- militarizm konusundaki klasik anarşist bakışında güncellenmesi gerektiğini düşünerek Toltosycu bakışın artık anti miltarizm için kifayetsiz olduğunu düşünüyoruz.

robot asker
Savaşın İnsansızlaşması Süreci Yaşanıyor Anti-Militarizmin Vicdan. Red Kavramı Anlamsız Bir Kelimeye Dönüşecek.

Savaş Giderek İnsansızlaşıyor Anti-Militarizmin Dili ve Taktikleri Değişmeli

Savaşın giderek insansızlaşmaya başlaması ise dünyanın başına örülen yeni bir çorap ve bu eğilimin devamı halinde artık vicdani ret de gerçekliğe tekabül etmeyen bir kavram olacak. Ultra zenginlerden Elon Musk’un Neurolink projesi bile ABD’nin en büyük askeri kurumu DARPA’nın projesi ile çakışan yönler taşıyor. Yapay Zekâya dayalı yeni savaş oyuncakları olan özerk silah sistemleri savaşın imansızlaşmasındaki en büyük aşama ve BM’nin bu silahların yasaklanması talebi bile hiçbir şey ifade etmiyor. CYBORG savaşçılar ise yolda. Biz Eko Anarşistler açısından savaş artık bambaşka bir boyut kazanıyor iklim mühendisliği ve 5 G teknolojisi bile biyosferin ve onun parçası olan çok gelişmiş zekâsı ile kuyruksuz maymunlar olarak bizlerin başının belaya sokulmasında bir başka boyut. Öyle ki devletler doğanın güçlerini bile silaha çevirme yolunda. Hâsılı günümüzde anti miltarizmin de dilinin ve taktiklerinin yenilenmeye ihtiyacı olduğu bir gerçek.

Avcılık Militarizm
Eko Anarşistler Avcılığın da Bir Militarizm Biçimi Olduğunu Belirterek Erkeğin Kendi İçindeki Kadınla Savaş Yaptığına Dikkat Çekmiş Oldu.

Avcılık da Bir Militarizm Biçimi ve Erkekler İçlerindeki Dişiyi Avlıyor

Eko Anarşistler olarak militarizmin içerdeki Kürtleri Suriyeli mültecileri öldürmeyi, son örneği Musa Orhan olan tecavüzcü erkekleri de içerdiği gibi Avcılar Derneğinin Başkanının dediği gibi üçüncü büyük milis gücü olması hakikatini de içerdiğini unutmayalım diyoruz. Bu nedenle savaşı bir diğer cephesi de dağ keçilerinin, ceylanların, geyiklerin türü tehlikedeki geyiklerin hâsılı içinde yaşadığımız ülkenin yaban hayatına karşı açılmış olarak da düşünebiliriz. Eli silahlı erkeklerin-Avcıların da çoğu erkek- kadınlaştırdığı hayvanları fethetmekler tıpkı hayat kaynayan ormanları, toprağı fetheden madencilerin, suyu kapatma yapan HES’çilerin yaptığı gibi doğayı fethetmek de bir savaştır ve militarizmi içerir. Tam da bu nedenle her militarizm anti-ataerkil ve doğa savunucusu olmak durumundadır. Ve şirket denen yeni ordu dünyayı fethettiğinden her anti militarizm artık aynı zamanda kapitalizm karşıtlığını da içermek durumunda. Ancak bütün bu karmaşık ve incelikli teknoloji süreci asiler içinde önemli fırsatlar sağlıyor. Doğanın ve biz insan türünün temel düşmanı olan uygarlık olgusunun sonuna gelmek için yaralanacağı yerden vurma imkânları da artıyor.

Dünya Barış Günü
Eko Anarşistler Dünya Barış Gününe İnanmıyor.

Dünya Barış Günü Adlı Sahtekarlığa İnanmıyoruz

Tüm bu saydıklarımız nedeni ile dünya barış günü adlı sahtekârlığa katılmadığımızı, barış için kimseden talepte bulunmadan doğanın ve kendi yaşamımızın sürmesi için öz savunma hakkımızı devlet denen caniye asla terketmeyeceğimizi belirtmiş olalım..

Biz Eko Anarşistler Diyoruz ki Barış için savaşma ama barış için kendi savunmanı tecavüzcü fetihçi devlete emanet etme. Bu nedenle pasifizm denen şeye de inanmıyoruz, öz savunmayı da barış karşıtı olarak görmüyoruz. Ve unutmayalım gerçek barış tam da kendi doğamızla barışmaktan ve onun özgürlüğünün önünü açmak için özgür olmaktan geçer. Bu nedenle devletten tahakkümün her biçiminden ve tahakkümün yatağı olan hiyerarşi denen şeye itiraz etmeyen bir savaş karşıtlığını da kabul etmiyoruz. Savaşın en büyük nedeni insan saldırganlığını besleyen milliyetçilik denen ideolojik savaş aracı ile silahlanmış modern ulus devletlerdir. Ama onların alternatifi de asla ve asla şirket egemen küreselleşme değildir. Biz yüreğimizde büyüttüğümüz devletsiz, ordusuz, sınırsız içimizdeki dişi ile de dışımızda görünen doğayla da uzlaşacağımız o büyük barışa kadar, barış kelimesinin bir avuntudan öte olmadığını bilerek, anti-militarist bakış açısı ile henüz fırsat varken savaşların insan kaynağını kesmek için mücadelemizi sürdüreceğiz.

Zeen is a next generation WordPress theme. It’s powerful, beautifully designed and comes with everything you need to engage your visitors and increase conversions.

Foto Galeri

Daha Fazla İçerik
Saros Körfezindeki Sazlıdere Köyünden Geçen
ÇEVRECİLERDEN ‘SAROSUMA DOKUNMA’ KAMPANYASI
%d blogcu bunu beğendi: