Her Devlet Kilisedir

ANARŞİSTLERDEN MADIMAK AÇIKLAMASI: “HER DEVLET BİR KİLİSEDİR”

Bir Grup Anarşist 24 yıl önce 33 İnsan’ın Diri Diri yakıldığı Sivas Madımak Katliamı ile ilgili açıklama yaptı. Devleti Kilise olarak tanımlayan Anarşistler, bu tanımla Engizisyona gönderme yaparak “Her Devlet Bir Kilisedir ve Her Devlet Dışı Yaşayan da Bir Cadı.” diyerek Cadı Avları ile Sivas Katliamı arasında bir analoji oluşturarak tahakkümün ortak karakterine vurgu yaptılar.

Yeşil Öfke, Eko Anarşizm ve Anarşiistanbul’dan oluşan bir grup Anarşist Sivas Katliamı ile ilgili bir açıklama yaptılar. “Kilise tarihte bir kez meydana gelen bir şey değildir. Kilise bir devlettir ve kilisenin dışında kalmak isteyenler de birer cadı; Kiliseler ise cadıları hep yakar.” Diyerek Engizisyon ile Sivas’ta Yakılanlar arasındaki ortak noktalar dikkat çekmiş oldular. Bu vurgu ile Tahakkümün evrensel karakterine de dikkat çekmiş odular. Kilise ile Devlet arasındaki ortaklığa yapılan bu vurgu üzerinden bu toprakların Heretikleri olan Aleviler ile Ortaçağın Heretikleri olan Cadılar arasındaki ortak noktaya da dikkat çekerek her devletin bir engizisyon özelliği olduğunu ve her engizisyonun da devletlerin “dini” olan Resmi İdeolojilere itaat etmeyenler için oluşturulduğunu belirtmiş oldular.

Bu Topraklardaki Kilise ve Engizisyonun kurbanlarının da Aleviler olduğunu Alevilerin bu toprakların Kilise Devleti olan Sünniliğe itaat edip devletin gönüllü kulları olmayı reddettikleri için yakıldıklarına dikkat çektiler. Açıklama Şöyle:

“Her Devlet Bir Kilisedir ve Kilise Dışında Kalmak İsteyenler de Cadı”

“Sivas’ta 37 insanın diri diri, göz göre yakılması hafızalardan silinmedi ve sildirilmemelidir de. Bir Alevi’nin dediği gibi ‘o ateş yandıkça hafızanın ateşi de hiç sönmemeli’

Beslenmeli, çünkü devlet dini ya da devletin resmî ideolojisi tarafından birörnekleştirilme girişimine karşı bir direniş olan Alevi inancı, hep yandı, yakıldı ve hep öteki olarak kaldı.

Kemalizm İçin Bile Aleviler “Öteki” Oldu

Bir modern ulus devlet ideolojisi olan Kemalizm bile tüm laisite vurgularına rağmen, devlet dini olarak Sünnilik üzerinden kendini var etti ve Aleviler Kemalizm’in de ötekisi olarak kaldı. Tam da bu nedenle Kilise tarihte bir kez meydana gelen bir şey değildir. Kilise bir devlettir ve kilisenin dışında kalmak isteyenler de birer cadı; Kiliseler ise cadıları hep yakar.

Her Devletin Bir “Katolisizmi” Vardır

Bu yüzdendir ki; her devlet bir kilisedir ve her devletin bir Katolisizmi vardır, bugün bu Katolikliğin adı ideolojidir; her din, her inanç da zaten bir ölçüde ideoloji denen sembolik düzeni bünyesinde taşır. Her ideoloji devlet tarafından çağrılmak, tanımlanmak, yerleştirilmek, onun tarafından kimlik denen hapishanenin içine konmak için de vücut bulmuştur. Ve her devlet bir “din” üzere-yani bir resmi ideoloji ile-doğar ve her dinin “sapkını/sapkınları” (yani muhalifleri) olur. Anadolu Aleviliği, tam da bu nedenle tarih boyunca sapkın ilan edildi, çünkü devletin ideolojik dolgu malzemesi olmak istemedi.

Aleviliğin Avantajı İktidar Dışında Kalabilmesiydi

Alevilik, göçebe toplulukların devlet tarafından yerleştirilmek istenmesine karşı bir direnç olarak doğdu ve tahakkümer bir inanç sistemi yerine, eşitlikçi bir inanç sistemi oldu, eşitlikçi bir kozmoloji inşaa etti. Sünnilik denen Kilise’ye ve elbette Sünni devlete taabi olmak istemedi. Aleviliğin avantajı İktidar denen kapanın dışında kalabilmesiydi. Aleviliği Alevilik yapan göçebe köklerinden getirdiği özgürlükten kopmaması oldu. Eğer Alevilik de resmileşirse o zaman muhalif yönünü, taşıdığı komünalist ve özgürlükçü köklerindeki özelliklerini de kaybeder.

Amacımız Alevilik Güzellemesi Değil

Amacımızın bir Alevilik güzellemesi olmadığını da belirtmek isteriz, çünkü belki Alevilik devlet inancı olmadı ama bünyesindeki hiyerarşik dedelik olgusu nedeniyle de tam bir özgürlük inancı da olamadı.

Biz Anarşistler, ister inanç, ister ideoloji, isterse kimlik olsun hiyerarşiye, otoriteryanlığa teslim olan her düşüncenin içinde bir devlet taşıdığını biliyoruz. Ama bu kayıtlarımız ezilenlerle dayanışmamıza engel değil.

Alevilik Bu Toprakların Her Daim Ötekisi Oldu

Alevilik bu toprakların her daim ötekisi oldu, her daim mazlumlaştırıldı ve tüm siyasi muhalefetin de zemini, yuvası, koruyucu kozası oldu. O yüzden Alevilere diyoruz ki kendinizi devletin tanıması için uğraşmayın, tam tersine kalenderi dervişlerin yaptığı “Anarşik” özgürlüğü yeniden çağırın, bir kötülük çiçeği olan devlete sırtınızı dönün. Devletten uzakta kendi hayat alanınızı örmeye, komünal dayanışmanızı sürdürmeye devam edin. Böyle bir Alevilik bizim nezdimizde özgürlükçü olarak kabul edileceği için bizim dayanışmamız da daha güçlü ve daha yürekten olacaktır.

Çorumdaki Barikatları Unutmayın

Devlete, Sünnilik Kilisenin size karşı katliamcı niyetlerine gelirsek, Çorum’daki barikatları hiç unutmayın! Savunma saldırı değildir ve her topluluğun/toplumun kendi varoluşunu, kendi yaşamını savunması meşrudur. Bunu devletten asla beklemeyin. Devletin sizin dökülen kanlarınızdan büyük bir mutluluk duyduğunu/ duyacağını zaten bizden iyi biliyorsunuz.  Bilelim ki Sivas’ta kibriti bizzat devletin ta kendisi çaktı, yine olsa yine çakacaktır biz Anarşistler tam da bu nedenle deriz ki her devlet bir canidir.

Biz her inanca, her kültüre aynı şeyi söylüyoruz, devlet denen kötülükten uzakta olun, olabildiğince uzakta. Ne beyninize ne de kalbinize yerleşmesine izin vermeyin.

Sünnilikten çıkartılacak en önemli ders de bu olsa gerek. Çünkü Sünnilik devlet kapanına bilerek ve isteyerek girdi ve Türk-İslam sentezi olan faşist ideolojinin dolgu malzemesi olmayı gönüllükle istedi.

Sivası… Sivasları, Maraşları, Çorumları unutmayın çünkü Sivas katliamı devletlerin tarih boyunca işlediği cinayetler içinde ne ilk ne de son olacak. Her devlet bir kilisedir ve her devlet dışı yaşayan da bir cadı.

YAŞASIN CADILAR; YAŞASIN ÖZGÜRLÜK

Zeen is a next generation WordPress theme. It’s powerful, beautifully designed and comes with everything you need to engage your visitors and increase conversions.

Foto Galeri

Daha Fazla İçerik
“İNSANLAR MIŞ GİBİ YAPIYOR”
%d blogcu bunu beğendi: